Siyaset sahnesinde üç önemli gelişme …

TÜHA HABER / SABAH Gazetesi Yazarı Okan MÜDERRİSOĞLU, kaleme aldığı köşesindeki ‘Siyaset sahnesinde üç önemli gelişme’ başlıklı yazısında “Bilmem farkında mısınız?” diye soruyor…
Yazar Okan MÜDERRİSOĞLU, Siyasi alanda sert eleştiri ve keskin üslupla şekillenen son sürecin kaygı ile karşılanan yönleri kadar, sistemde taşların yerli yerine oturması bakımından hayırlı yanlarının da bulunduğuna dikkat çekiyor.
“Birincisi, “İttifaklar” açısından… Halihazırda oluşmuş iki ittifak arasındaki farkın fark edilmesi, siyasi birlikteliklerin ilkeselliği, dayanıklılığı ve sürdürülebilirliği başlı başına bir gösterge” olduğunu söylüyor MÜDERRİSOĞLU…
Veya…
“Cumhur İttifakı‘nın, bileşenlerini zenginleştirme çabası karşısında, Millet İttifakı‘nın “yumuşak karnı” konumundaki HDP‘nin terörle ilişkisinin daha yoğun sorgulanması da birçok açıdan faydalı” bulunduğunu aktarıyor MÜDERRİSOĞLU…
Üstelik…
“Bütün bu gelişmelerin, parti tabanları arasındaki geçişkenliğe etkisi bir yana, parti tavanlarının kendi seçmen kitlesine hakimiyet derecesinin ölçülmesine vesile olması da bir başka olumlu gelişme” olduğunun altını çiziyor MÜDERRİSOĞLU…
“İkincisi, liderlerin farklı siyasal tabanlara seslenmeye başlaması…” diyen Okan MÜDERRİSOĞLU, bu noktada AK Parti ve CHP ön plana çıksa da yaklaşım tarzlarının birbirinden bir hayli değişik olduğunu belirtiyor ve “Örneğin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, CHP’nin yaşadığı çarpık dönüşüm dinamiği üzerinde düşünmeyi teşvik edip somut argümanlara ağırlık verirken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, işçisinden öğretmenine kadar bir türlü ikna edip güven oluşturamadığı geniş toplum kesimlerini suçlamayı tercih ediyor” diyor.
MÜDERRİSOĞLU yazısında, Erdoğan’ın, CHP seçmeninde “memnun değilsen, mecbur da değilsin” çağrışımı uyandırırken Kılıçdaroğlu’nun, kızgınlıkla karışık kırgınlığın hıncını seçmenden çıkaran bir görüntü verdiğine dikkat çekiyor…Ve MÜDERRİSOĞLU, “Nitekim 81 il valisi ve 911 ilçe kaymakamını “militan” diye yaftalamaya çalışmak, kişi ve olay bazında varsa bir iddiayı ve belgelerini ortaya çıkaramamak, toptancı bir yaklaşım sergilemek de bu aciz halin bir göstergesi” olduğunu söylüyor….
“Üçüncüsü, HDP’nin vermesi gereken kararla ilgili” olduğunu vurgulayan MÜDERRİSOĞLU, “Biliyoruz ki HDP, terör örgütünün hem güdümünde hem de örgütün silahlı unsurlarından da güç devşirme peşinde” olduğunun altını çiziyor…
“Örgütün ve partinin amaç ve eylem birlikteliği içinde olduğuna da kuşku yok” diyen Yazar Okan MÜDERRİSOĞLU, Hal böyle iken HDP’nin, “Bize kapatma davası açın” dercesine davetiye çıkarmasının da konjonktürle ilgili olduğunu ifade ediyor…
MÜDERRİSOĞLU, “AB ve ABD ile ilişkilerdeki yeni şartları, dış baskı beklentisi ile lehine çevirmeye çalışan, yapay mağduriyet yaratma çabası içindeki böylesi bir partinin, ortak Türkiye hayalinde ne kadar karşılığı olabilir ki?” diye soruyor…
SABAH Gazetesi Yazarı Okan MÜDERRİSOĞLU, yazısını şöyle noktalıyor:
“Evet…
Parti kapatmalar, demokratik siyasal yaşama yarardan çok zarar getirdi. Ama her travmatik siyasi ve hukuki karar aynı zamanda ağır maliyetli dersler çıkarılmasına da yol açtı. HDP’nin, bedel ödemekten çok memlekete bedel ödettirmeyi içeren politik duruşu zaten art niyeti ifşaya yetiyor.
Özetle…
Siyaset, taktik planlar ile stratejik hesapların iç içe geçtiği bu özgün dönemde, millete güvenen kadrolar ile iktidarı için dışarıdan medet umanlar arasında sert mücadeleye sahne oluyor…”
HABER : Ataner YÜCE & Emekli TRT Muhabiri
[TÜHA Haber Ajansı, 29 Ocak 2021]