Koronavirüs salgını sürecinde CDU ve Şansölye adaylığı için artan rekabet

TÜHA HABER / Değerli okurlar, SETA’nın Berlin Tekilatında bulunan Araştırmacı ve Otto-Friedrich-Universität Bamberg’te (Almanya) doktora çalışmalarını sürdüren M. Erkut Ayvaz, ‘Perspektif’te; Koronavirüs salgını öncesinde CDU’daki liderlik yarışı ne aşamadaydı? Salgınla mücadele süreci nasıl şansölyelik adaylığı rekabetine dönüştü? Salgınla mücadelede Laschet ve Söder hangi temel yaklaşımlarda ayrışıyor? sorularını değerlendirdi.
Araştırmacı M. Erkut Ayvaz, Almanya’nın koronavirüs (Covid-19) salgınıyla mücadelede siyasi ve ekonomik çeşitli adımlar attığını belirterek, krizin başlangıcında federal hükümet ve ülkedeki on altı eyalet hükümetinin –bazı eyaletler öne çıkmış olsa da– genel anlamda uyumlu bir şekilde hareket ettiğine dikkat çekti.
Bu doğrultuda bazı eyaletlerde sokağa çıkma yasağı gibi daha sıkı tedbirler alınırken genel anlamda Almanya’da temas yasağı olarak adlandırılan bir konsept hayata geçirildiğini hatırlatarak, geride bırakılan üç aylık süre zarfında koronavirüs vaka sayılarının azalması ve bilhassa ülke ekonomisine yönelik olumsuz gelecek projeksiyonlarının da artmasıyla birlikte koronavirüsten çıkış ve tedbirlerin yumuşatılması yönündeki tartışmaların da arttığının altını çizdi.
M. Erkut Ayvaz, bu süreçte Şansölye Merkel ve epidemiyoloji alanındaki bilim insanlarının daha temkinli bir normalleşme arzularken, özellikle Kuzey Ren-Vestfalya (KRV) Başbakanı ve Hristiyan Demokratlar Birliği (CDU) genel başkan adayı Armin Laschet hem sivil hem de ekonomi odaklı bir mecburiyeti işaret ederek normalleşme yönünde ısrarda bulunduğuna dikkat çekti.
Bu doğrultuda Mayıs başından itibaren normalleşme adımları konusunda mutabakat sağlayan ve bunları kademeli olarak uygulamaya başlayan Alman kamuoyu önümüzdeki aylarda salgına rağmen yaz tatilinin de hangi ölçüde mümkün olabileceği üzerinde durduğunu ifade eden M. Erkut Ayvaz, diğer yandan salgının ilk ortaya çıktığı süreçte CDU’da yeni bir genel başkan arayışına denk geldiğini belirtti.
M. Erkut Ayvaz, partinin mevcut genel başkanının önümüzdeki süreçte geri çekileceğini açıklaması üzerine aralarında Armin Laschet’in de bulunduğu üç yeni adayının öne çıktığını hatırlattı.
Salgın öncesi 25 Nisan’da gerçekleştirilmesi planlanan olağanüstü kongre sonrası ise CDU ve kardeş partisi Hristiyan Sosyal Birliği (CSU) 3 ile birlikte Merkel sonrası dönem için yeni şansölye adayının belirlenmesinin de gündemde açıklayan M. Erkut Ayvaz, fakat salgınla birlikte olağanüstü kongrenin şimdilik belirsiz bir tarihe ertelendi.
M. Erkut Ayvaz, “Buna rağmen koronavirüsle mücadele üzerinden özellikle CDU genel başkan adayı Laschet ile sert tedbirler yanlısı tutumuyla dikkat çeken Bavyera Eyalet Başbakanı Söder arasında olası bir şansölye adaylığı için bir rekabet yaşandığı söylenebilir” olduğuna dikkat çekti.
Bu perspektifte salgın öncesinde iktidar ortağı CDU’daki denklem ve olağanüstü kongre planının ele alındığını hatırlatan M. Erkut Ayvaz, ayrıca Almanya’da koronavirüs tedbirlerinin hayata geçirilmesiyle birlikte sürecin nasıl şansölyelik (başbakanlık) adaylığı rekabetine dönüştüğünün irdelendiğini, bilhassa salgınla mücadele ve hatta tedbirlerin yumuşatılması sürecinde özellikle Laschet ve Söder’in neden karşılaştırıldığı ve hangi temel yaklaşımlarda ayrıştıkları üzerinde durulduğunu kaydetti. (Devam edecek)
HABER : Tuba Nur TÜRKELİ & BERLİN
(UHA) Uluslararası Haber Ajansı / Almanya Temsilcisi
***
M. Erkut Ayvaz
[TÜHA Haber Ajansı, 27 Haziran 2020]