Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Kapsamlı Irak Ziyareti

* Dışişleri bakanı olarak göreve getirilmesiyle kamuoyunun dikkat kesildiği isimler arasında en üst sırada yerini alan Hakan Fidan’ın göreve başladıktan sonra en kapsamlı ziyaretini Irak’a gerçekleştirmesi şaşırtıcı olmadı.
* Fidan, Irak cumhurbaşkanından parti veya ittifak liderlerine değin kamuoyuna yansıyan çok sayıda görüşme gerçekleştirdi.
* Bu durum Bakan Fidan’ın MİT başkanlığı döneminden beri Irak sahasına ne denli hakim olduğunun göstergesi olarak değerlendirilebilir.
* Kamuoyu önünde ilk kez görüntülense de Iraklı aktörlerle olan samimi pozları farklı bir Fidan’a işaret ediyor.
TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency
SETA Dış Politika Direktörlüğü Araştırmacısı Kutluhan GÖRÜCÜ,
Dışişleri bakanlığı vazifesine hızlı başlayan Fidan’ın Irak ziyaretinin anlam ve önemini ORSAM Arapça Çalışmalar Direktörü Watheq Al-Sadoon’a sordu ve Türkiye-Irak ilişkilerinin dosya başı konularının cevaplarını aradı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın kapsamlı Irak ziyaretinin anlamı nedir?
ORSAM Arapça Çalışmalar Direktörü Watheq Al-Sadoon, Uluslararası ilişkilerde diplomatik faaliyetin, iki ülke arasında güvenlik, ekonomik ve kültürel alanlardaki ilişkilerin geliştirilmesinde köprü niteliğinde olduğunu dile getirdi.
Türkiye ve Irak’ın birbiri için önemli iki ülke olduğunun altını çizen Watheq Al-Sadoon, bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Irak ziyaretinin önemine dair çeşitli göstergelerin bulunduğuna dikkat çekti.
Watheq Al-Sadoon, “Bu, geçtiğimiz Haziran’da cumhurbaşkanı ve Meclis seçimlerinin ardından kurulan yeni Türk hükümetinden bakan düzeyinde bir yetkilinin Irak’a yaptığı ilk ziyarettir. Bu ziyaretin ardından Ticaret Bakanı Ömer Polat’ın da bir ziyaret gerçekleştirmesi beklenmekte ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da yaklaşan Irak ziyaretiyle ilgili Ankara ile Bağdat arasındaki resmi görüşmeler sürdürülmektedir” dedi.
Fidan’ın ziyaretinin, Irak’taki atmosferi ve iki ülke arasındaki ortak konulara yönelik tutumları değerlendirmek için bir “keşif” ziyareti olarak adlandırılabileceğini ifade eden ORSAM Arapça Çalışmalar Direktörü Watheq Al-Sadoon, bu ortak konuların iki ana boyutunun bulunduğunu ve birinci boyutunun çözüm arayan iki ülke arasında halen çözüm bekleyen veya donmuş sorunlar olduğuna vurgu yaptı.
“Bu sorunlar su paylaşımı, Irak petrolünün Kerkük-Ceyhan boru hattı üzerinden ihraç edilmesi, Irak topraklarında PKK unsurlarının varlığı şeklinde sıralanabilir” diyen Watheq Al-Sadoon, şunları söyledi:
“İki ülke arasındaki ortak konuların ikinci boyutu ise stratejik iş birliği beklentisidir. Özellikle iki ülkenin kalkınma yolu projesindeki stratejik ortalığı ve ekonomik işbirliğini artırmaya yönelik adımlara medyanın ilgisi, beklentileri artırmıştır.
Sayın Fidan’ın Irak ziyareti sürecinde, ikili ilişkilerde yeni bir yaklaşımın ve tüm ortak konularda yeni bir Türkiye-Irak anlayışının temellerinin atılması beklenmektedir. Bakan Fidan, Türk istihbaratının başında bulunduğu geçmiş yıllardan dolayı Irak sahnesine dair net bir vizyona sahip olduğundan Bağdat’taki tüm karar alıcıları tanıdığından ve çoğuyla iyi ilişkilere sahip olduğundan Irak arenasına yabancı değildir”.
ORSAM Arapça Çalışmalar Direktörü Watheq Al-Sadoon, “Dışişleri Bakanı Fidan’ın iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmek adına Irak liderlerine sunacağı yeni yaklaşım üç ana sütuna dayanmaktadır: i) daha fazla şeffaflığa duyulan ihtiyaç (özellikle PKK’nın Irak’ın kuzeyindeki varlığı konusunda), ii) iki ülke arasında çözüm bekleyen konularda daha fazla ciddiyet, iii) ikili ilişkilerin tüm boyutlarında (güvenlik, ekonomik, siyasi, kültürel, sosyal) kazan-kazan ilkesinin benimsenmesi” olduğunun altını çizdi.
“Türkiye, PKK’nın terör örgütü olarak kabul edilmesi konusunda Irak hükümetinden açık ve resmi bir karar duymayı beklemektedir” hatırlatmasında bulunan Watheq Al-Sadoon, Irak’ın halen böyle bir karar verme konusunda tereddütte olduğunu söyledi.
Watheq Al-Sadoon, Irak’ın bu konuda tereddüt etmesinin nedeni PKK dosyasını Türkiye’ye karşı baskı ve pazarlık kozu olarak kullanmaya çalışan ABD ve İran’ın gündemlerini etkilemesi olduğunu ve Türkiye’nin ayrıca ikili ticaret alışverişini artırma konusundaki ciddiyetini kanıtlamak amacıyla Irak’tan iki ülke arasındaki Ovaköy Sınır Kapısı’nın ivedilikle açılmasını talep ettiğini kaydetti.
***
ORSAM Arapça Çalışmalar Direktörü Watheq Al-Sadoon,
Öz Geçmiş
2020 yılından bu yana Ortadoğu Araştırmalar Merkezi (ORSAM) bünyesinde Arap Çalışmaları Direktörü olarak görev yapmaktadır. 2018-2020 yılları arasında ORSAM ‘da Irak Çalışmaları uzmanı ve 2015-2018 yılları arasında ORSAM ‘da misafir araştırmacı olarak çalışmıştır. Newyork IIE Uluslararası Yüksek Öğretim Enstitüsünden bir araştırma programını yürütmek üzere araştırmacı unvanı (2014–2017) alan Sadoon, Musul Üniversitesinde öğretim üyesi (2003-2018), Musul Üniversitesi Bölgesel Araştırmalar Merkezinde kıdemli araştırmacı (2008- 2018) ve Musul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde kurum dışı öğretim görevlisi (2008-2017) olarak faaliyet yürütmüştür. Yüksek lisans derecesini 2000 yılında Bağdat el-Bekr Yüksek Askerî Çalışmalar Üniversitesi Askerî ve Stratejik Bilimleri Bölümünde, doktorasını ise Uluslararası İlişkiler Tarihi alanında tamamlamıştır. Hâlihazırda TRT Arapça ve Anadolu Ajansında siyasi analist olarak çalışmalarına devam etmektedir. Yazmış olduğu kitaplar Çağdaş Irak-Türk İlişkilerinde Güç ve Zafiyet Etkenleri (2017), Arap Körfezi Ülkelerinde Siyasi Kararın Yapımı (2013), Çağdaş Kafkaslar Tarihinde Araştırmalar (2011), Irak ve Arap Körfez Ülkeleri’dir (2010). Bilimsel ve hakemli dergilerde yayımlanmış araştırmaları; dergi, gazete ve web sitelerinde, Irak meseleleri, güvenlik stratejisi ve uluslararası ilişkiler konularında yayımlanmış birçok makalesi bulunmaktadır. Uluslararası, yerel ve Arap düşünce kuruluşlarında konferanslar ve araştırmalarda yer almıştır. Ayrıca, çeşitli üniversiteler, araştırma merkezleri ve kurslarda ders vermiştir. Ders verdiği konular içerisinde uluslararası ilişkiler tarihi, bilimsel araştırma metot ve programları, uluslararası ilişkilerde güvenlik boyutu, uluslararası bölgesel güvenlik, askerî stratejiler ve silahlı çatışmalar, güvenlikle ilgili krizler, göçmen ve göç konularının medyatik sunumunun metot ve programları yer almaktadır.
***