Azerbaycan-Özbekistan stratejik ortaklığı: Bakü-Taşkent iş birliğinin artan önemi
* Diplomasi ve Stratejik Araştırma Merkezi (DASAM) Başkanı ve Akademisyen | Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı | Avrasya Jeopolitiği | Türk Dünyası ve Rus Dış Politikası uzmanı Mehmet Gökhan ÖZÇUBUKÇU, Azerbaycan 'Halk Cephesi' Gazetesine verdiği özel görüşmede, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 23-24 Ağustos 2026 tarihlerinde Özbekistan'a gerçekleştirdiği devlet ziyaretine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
TÜHA / TÜRKUAZ International News Agency

Diplomasi ve Stratejik Araştırma Merkezi (DASAM) Başkanı
BAKÜ, 11 Eylül 2026 - Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 23-24 Ağustos 2026 tarihlerinde Özbekistan'a gerçekleştirdiği devlet ziyareti, yalnızca Bakü ile Taşkent arasında ulaşılan stratejik ilişki düzeyi açısından değil, aynı zamanda Türk dünyasında ortaya çıkan jeopolitik dinamikler bağlamında da büyük önem taşımaktadır.
Söz konusu ziyaret, iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin geliştirilmesinin ötesine geçerek, Güney Kafkasya ile Orta Asya arasındaki ekonomik, ulaştırma ve siyasi bağların derinleştirilmesine yönelik ortak kararlılığı da ortaya koymuştur. Ziyaret sırasında "Ebedi Dostluk Antlaşması"nın imzalanması ve Azerbaycan-Özbekistan Yüksek Devletlerarası Konseyi'nin üçüncü toplantısının gerçekleştirilmesi, ilişkilerin kurumsal temellerini daha da sağlamlaştırmıştır. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ziyaret öncesinde Özbekistan Ulusal Haber Ajansı'na (UzA) verdiği röportajda Azerbaycan-Özbekistan ilişkilerine dair dile getirdiği görüşler de bu sürecin kapsamını gözler önüne sermiştir. İki ülke arasındaki ilişkilerin ittifak düzeyine yükseltilmesini, tesis edilen siyasi güvenin derinliğinin bir göstergesi olarak nitelendiren Aliyev, son yıllarda imzalanan belgelerin ilişkilerin hukuki ve siyasi temellerini güçlendirdiğini vurgulamıştır. Aliyev ayrıca, uzun vadeli önceliklerin belirlenmesi ve ortak girişimlerin koordine edilmesi süreçlerinde Yüksek Devletlerarası Konsey mekanizmasının önemine dikkat çekmiştir. Bu değerlendirmeler, ziyaretin yalnızca diplomatik bir temasla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda iki ülke arasında uzun vadeli ve çok yönlü iş birliğine dair gelecekteki perspektiflerin şekillendirilmesine de hizmet ettiğini göstermektedir.

Azerbaycan-Özbekistan İlişkilerinde Yeni Bir Aşama
Azerbaycan ile Özbekistan arasındaki ilişkilerin son yıllarda hızla gelişmesi, yalnızca her iki ülkenin siyasi iradesinden değil, aynı zamanda değişen bölgesel koşullardan da kaynaklanmaktadır. Bu ilişkilerin 2024 yılında ittifak düzeyine taşınması, söz konusu süreçte önemli bir dönüm noktası olmuştur. 23 Ağustos'ta imzalanan Ebedi Dostluk Anlaşması, bu siyasi yakınlaşmayı daha kalıcı bir çerçeveye oturtarak yeni bir aşamaya geçişi simgelemektedir. Anlaşma, iki ülke arasındaki dostluk ve karşılıklı güveni geleceğe taşımanın ötesinde, siyasi, ekonomik ve insani alanlarda iş birliğini geliştirme konusundaki ortak kararlılığı da pekiştirmektedir. Ziyaret sırasında karşılıklı ticaret hacminin 2030 yılına kadar 1 milyar dolara çıkarılması hedefinin belirlenmesi, ilişkilerin siyasi alanın çok ötesine geçtiğini göstermektedir. 2025 yılında 795 milyon dolara ulaşması öngörülen ticaret hacmi ve halihazırda yürütülen ortak yatırım projeleri, ekonomik bağların giderek daha somut bir nitelik kazandığına işaret etmektedir.
Enerji, madencilik, tarım, turizm, finans, sanayi ve inşaat gibi sektörlerde iş birliğinin genişletilmesi, iki ülke ekonomilerinin birbirini tamamlayıcı niteliğinden daha etkin bir şekilde yararlanmak adına yeni fırsatlar yaratmaktadır. Bu alanlarda yeni projelerin hayata geçirilmesi, siyasi yakınlığın ekonomik temellerini daha da güçlendirebilir. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, Azerbaycan ile Orta Asya arasındaki ilişkilerin giderek bütünleşen bir bölgesel yapı oluşturduğuna dair değerlendirmesi de bu bağlamda özel bir önem taşımaktadır. Söz konusu yaklaşım, Azerbaycan’ın Orta Asya’ya yönelik politikasının yalnızca siyasi bağların geliştirilmesiyle sınırlı kalmadığını ortaya koymakta; aynı zamanda ülkenin, Hazar Denizi üzerinden Orta Asya ile Güney Kafkasya’yı birbirine bağlayan stratejik bir merkez olma potansiyelinin giderek arttığını da vurgulamaktadır.
Bu süreçler, Azerbaycan'ın bölgesel konumunda da önemli değişiklikleri beraberinde getiriyor. Azerbaycan, Güney Kafkasya'daki kilit bir jeopolitik aktör olma konumunu korurken; Orta Asya ile gelişen siyasi, ekonomik ve ulaştırma bağlantılarının etkisiyle, Hazar Denizi'nin doğusundaki bölgesel süreçlerde giderek daha aktif bir rol üstleniyor. Sonuç olarak Bakü'nün jeopolitik nüfuz alanı Güney Kafkasya'nın ötesine geçerek, Hazar'dan Orta Asya'ya uzanan daha geniş bir bölgesel bağlamda şekilleniyor. Bu değişim, Azerbaycan'ın Türk dünyasındaki stratejik konumuna da yeni bir anlam kazandırıyor.
Hazar geçişi, koridorlar ve Türk dünyasının bağlantısallığı
Ulaşım ve bağlantısallık, Azerbaycan-Özbekistan ilişkilerinin stratejik önemini belirleyen temel alanlardan birini oluşturmaktadır; Özbekistan'ın Orta Asya'nın kalbindeki konumu, Azerbaycan'ın Güney Kafkasya ve Hazar Denizi'ndeki konumunu tamamlayıcı niteliktedir. Dolayısıyla, Hazar transit güzergahının geliştirilmesi, yalnızca iki ülke arasındaki ticaretin artırılmasının çok ötesinde bir öneme sahiptir. Bu süreçte Hazar, iki bölgeyi birbirinden ayıran coğrafi bir engelden, Orta Asya ile Güney Kafkasya arasındaki ekonomik ve stratejik bağları güçlendiren bir transit koridoruna dönüşmektedir. Bu bağlamda Orta Koridor, Azerbaycan-Özbekistan ilişkilerinin ekonomik çerçevesini aşan stratejik bir ağırlık taşımaktadır. Özbekistan'ın Orta Koridor'a daha derinlemesine entegre olması, yalnızca Azerbaycan'ın Hazar transit güzergahındaki konumunu güçlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda Bakü'nün bölgesel ticaret ağlarındaki rolünü de genişletebilir. Trans-Hazar bağlantısının Çin-Kırgızistan-Özbekistan demiryolu ile birlikte geliştirilmesi, bu sürecin tamamlayıcı doğu bileşenlerini oluşturmaktadır. Böylece, Orta Asya'dan Hazar'a ve Azerbaycan üzerinden Güney Kafkasya ve Türkiye aracılığıyla Avrupa'ya uzanan, daha entegre bir ulaşım sisteminin oluşturulması için elverişli bir temel tesis edilmektedir.

Zengezur Koridoru'nun geliştirilmesi, bu Doğu-Batı ulaşım ağının batı yönündeki tamamlayıcı unsurlarından biri olabilir. Azerbaycan ile Nahçıvan arasındaki ulaşım bağlantısının güçlendirilmesi ve buna ek olarak Nahçıvan'dan Türkiye'ye uzanan ulaşım rotalarının geliştirilmesi, Orta Asya'dan Hazar Denizi yoluyla Azerbaycan'a ulaşan yüklerin Türkiye ve Avrupa'ya daha verimli bir şekilde taşınmasını kolaylaştırabilir. Bu bağlamda Zengezur Koridoru, Hazar geçişinin ötesinde Orta Koridor'un batı ayağını güçlendirme potansiyeline sahip stratejik bir unsur olarak görülebilir. Çin-Kırgızistan-Özbekistan demir yolu, Hazar Geçişli bağlantı ve Zengezur Koridoru arasındaki tamamlayıcılık, Orta Asya ile Avrupa arasında daha entegre bir ulaşım ağının oluşturulmasına yönelik yeni olanaklar sunmaktadır.
Bu ağların geliştirilmesi, Türk dünyası için ticaret yollarının çeşitlendirilmesinin ötesine geçmekte; aynı zamanda daha derin ekonomik bağları, gelişmiş lojistik kapasiteleri ve Türk devletleri arasında daha güçlü bir karşılıklı bağımlılığı teşvik etmektedir. Ulaşım bağlantılarının genişletilmesi; enerji, yatırım, turizm ve üretim zincirlerinin entegrasyonunu kolaylaştırabilir. Sonuç olarak, bu koridorların geliştirilmesi, Türk dünyasının ekonomik bütünleşmesi açısından uzun vadeli stratejik bir öneme sahiptir. Azerbaycan açısından bu süreçler, ülkenin jeopolitik konumuna yeni bir boyut kazandırmaktadır. Bakü, yalnızca bir Güney Kafkasya enerji ve ulaşım merkezi olarak değil, aynı zamanda Hazar Denizi üzerinden Orta Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan daha geniş bir jeoekonomik alanın kilit bir aktörü olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda Azerbaycan-Özbekistan ortaklığı, Türk dünyası genelinde Doğu-Batı bağlantısallığının geliştirilmesinde hayati ve işlevsel bir rol oynamaktadır.
Sonuç ve Değerlendirme
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Özbekistan ziyareti, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkilerde ulaşılan siyasi düzeyi teyit etmekle kalmayıp, aynı zamanda Azerbaycan’ın Orta Asya ile olan bağlarında yeni bir stratejik aşamanın başladığını da ortaya koymaktadır. Ebedi Dostluk Anlaşması, Yüksek Devletlerarası Konsey toplantısı, ekonomik hedefler ve ulaştırma sektöründeki yeni girişimler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Bakü-Taşkent ilişkilerinin çok yönlü ve uzun vadeli bir iş birliği çerçevesine evrildiği açıkça görülmektedir. Bu sürecin önemli bir sonucu, Azerbaycan’ın bölgesel jeopolitik ve jeoekonomik rolünün genişlemesidir. Hazar koridorunun geliştirilmesiyle Azerbaycan, yalnızca Güney Kafkasya’daki konumunu pekiştirmekle kalmayıp, aynı zamanda Orta Asya’yı Avrupa’ya bağlama konusunda da daha aktif bir rol üstlenmektedir. Böylece Bakü’nün bölgesel nüfuzu, Hazar’ın iki yakasını birbirine bağlayan daha geniş jeopolitik bağlam içinde yeni bir nitelik kazanmaktadır.
Türk dünyası açısından bakıldığında, Azerbaycan ile Özbekistan arasındaki stratejik ortaklık, siyasi yakınlığı ekonomik ve fiziki bağlantısallıkla tamamlaması bakımından özel bir öneme sahiptir. Hazar geçişi, Orta Koridor, Çin-Kırgızistan-Özbekistan demir yolu ve Azerbaycan’ın batı yönlü ulaşım rotalarının daha verimli kullanılması; yalnızca ikili ilişkilerin değil, aynı zamanda Orta Asya ile Güney Kafkasya arasındaki bölgesel bağlantıların da geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Bu bağlamda, 23-24 Ağustos 2026 tarihlerinde gerçekleştirilmesi planlanan ziyaret, Azerbaycan-Özbekistan ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirilebilir. Bakü ile Taşkent arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi, Azerbaycan’ın hem Güney Kafkasya hem de Orta Asya’daki bölgesel rolünün genişlediğini gösteren kilit bir unsurdur. İlerleyen süreçte bu ortaklığın, Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında ekonomik, ulaştırma ve siyasi iş birliği alanlarında daha geniş fırsatlar yaratması beklenmektedir. Ayrıca, Azerbaycan-Özbekistan yakınlaşmasının sürdürülebilir niteliği, bölgesel bağlantısallığın geliştirilmesi ve Türk dünyasının stratejik kapasitelerinin artırılmasına yönelik uzun vadeli bir vizyonu şekillendirebilir.
***
Yazar hakkında
Mehmet Gökhan Özçubukçu, siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler, Avrasya jeopolitiği ve Türk Dünyası üzerine çalışmalar yürüten akademisyen, araştırmacı ve stratejik analiz uzmanıdır. Akademik ve profesyonel çalışmalarının temel eksenini uluslararası ilişkiler, siyasi tarih, jeopolitik, Türk dış politikası, Türk Dünyası, milliyetçilik ve kimlik teorileri ile siyasal iletişim oluşturmaktadır.



Benzer Haberler
www.turkuazhaberajansi.com / Katil İsrail ordusunun Gazze, Lübnan ve Batı Şeria'da katliam ve yaralama soruşturması sonuçsuz kaldı
www.turkuazhaberajansi.com/ Yunanistan-Kıbrıs elektrik bağlantısı projesinde Fransız Nexans, deniz tabanı araştırmalarına yeniden başlamak için istisnai izin istedi.
Eli kanlı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'a yönelik olası bir askeri saldırının partisi Likud'a oy kaybettireceği endişesiyle Washington'a saldırıyı erteleme talebinde bulundu
www.turkuazhaberajansi.com/Başörtüsü protestoları Aliyev hükümeti için tehdit mi?
www.turkuazhaberajansi.com / Rutte’den müttefik ülkelere Ukrayna’ya daha fazla hava savunma sistemi gönderme çağrısı
www.turkuazhaberajansi.com/Siyonist yalanlar gerçeklerin altında kaldı: İsrail’in 7 Ekim anlatısı nasıl çöktü?
www.turkuazhaberajansi.com/Gazeteci-Yazar* Fuad SAFAROV: Türk-Rus ticaretine İHA engeli
www.turkuazhaberajansi.com: İran’ın 7 şartı yerine getirilmeden Hürmüz Boğazı açılmayacak