DASAM Başkanı M. Gökhan ÖZÇUBUKÇU: “Türk Devletleri Teşkilatı ve Zengezur Koridoru büyük vaatler barındırıyor”
* Diplomasi ve Stratejik Araştırma Merkezi (DASAM), Başkanı ve uluslararası ilişkiler uzmanı M. Gökhan ÖZÇUBUKÇU, Bakü'de katıldığı bir televizyon kanalının "Türk Söhbəti" programında Gazeteci Elmir Mustafa'nın sorularını yanıtladı.
* M. Gökhan ÖZÇUBUKÇU, programda Türk Devletleri Teşkilatı'nın geleceğine dair beklentileri, Zengezur Koridoru'nu ve Azerbaycan ile Ermenistan arasında imzalanması beklenen barış anlaşmasını ele aldı.
TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency
BAKÜ, 28 EYLÜN 2026 - Diplomasi ve Stratejik Araştırma Merkezi (DASAM) Başkanı ve uluslararası ilişkiler uzmanı M. Gökhan ÖZÇUBUKÇU, katıldığı "Türk Söhbəti" programında Türk Devletleri Teşkilatı'nın geleceğine dair beklentileri, Zengezur Koridoru ve Azerbaycan ile Ermenistan arasında imzalanması beklenen barış anlaşmasını ele alındı. Ayrıca, Bakü'de düzenlenmesi planlanan Türk Devletleri Teşkilatı Önde Gelen Ulusal Analiz Merkezleri 2. Uluslararası Konferansı'nın önemine de değinildi.
Elmir Mustafa- Sayın Mehmet, gelecekte Türk Devletleri Teşkilatı'nı (TDT) daha da güçlendirmek adına sizce hangi adımların atılması gerekiyor?
M. Gökhan ÖZÇUBUKÇU- Türk Devletleri Teşkilatı son yıllarda geçirdiği dönüşümle, yalnızca kültürel ve siyasi iş birliği platformu olmaktan çıkıp; ekonomi, ulaştırma, enerji, dijitalleşme, güvenlik ve diplomasi gibi alanları kapsayan, giderek daha geniş kapsamlı bir yapıya evrilmektedir. Bu sürecin sürdürülebilir ve etkili olabilmesi için, önümüzdeki aşamada temel önceliğin, alınan kararların somut projelere ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürülmesi gerektiğine inanıyorum. Bugün Türk Devletleri Teşkilatı; ekonomi, ticaret, ulaştırma, eğitim, bilim, dijital ekonomi ve enerji dahil olmak üzere geniş bir yelpazede iş birliğini teşvik etmektedir. Her şeyden önce, ekonomik entegrasyonun derinleştirilmesi gerekmektedir. Türk devletleri arasındaki ticaret hacminin artırılması, yatırım süreçlerinin kolaylaştırılması, gümrük işlemlerinin dijitalleştirilmesi ve iş çevrelerinin doğrudan birbirine bağlanması büyük önem taşımaktadır. Uzun vadede, ortak yatırım fonlarının güçlendirilmesi, iş birliğine dayalı sanayi ve teknoloji projelerinin geliştirilmesi ve Teşkilat coğrafyası genelinde üretim zincirlerinin kurulması, örgütün ekonomik ağırlığını önemli ölçüde artırabilir. İkinci kritik alan ise ulaştırma ve bağlantısallıktır. Orta Koridor'un geliştirilmesi, Hazar geçişli ulaştırma potansiyelinin artırılması, demir yolu hatlarının daha etkin bir şekilde birbirine bağlanması ve gümrük süreçlerinin uyumlu hale getirilmesi, Türk dünyasını yalnızca siyasi değil, aynı zamanda ekonomik açıdan da birbirine yakınlaştıracaktır. Bu bağlamda, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan ve Türkiye arasında gelişmekte olan ulaştırma bağlantıları önemli bir potansiyel barındırmaktadır.
Elmir Mustafa - Başka hangi adımlar atılmalı?
M. Gökhan ÖZÇUBUKÇU - Dijital entegrasyona da daha fazla ağırlık verilmelidir. Yapay zeka, siber güvenlik, dijital ödeme sistemleri, e-ticaret ve veri altyapıları, gelecekteki ekonomik rekabet gücünün temel unsurları olacaktır. Yapay zeka ve dijitalleşme alanındaki gelişmelerin, Türk Devletleri Teşkilatı'nın 2026 yılı için özel bir gündem maddesi olarak belirlenmiş olması, bu dönüşümün önemini vurgulamaktadır. Bunun yanı sıra; güvenlik ve savunmaya ilişkin bilgi paylaşımı, sınır güvenliği ile terör ve organize suçlarla mücadele gibi alanlarda koordinasyon güçlendirilebilir. Ancak, Türk Devletleri Teşkilatı'nın niteliğini korumak ve teşkilatın öncelikle ekonomik, siyasi, teknolojik ve stratejik alanlarda iş birliğini teşvik eden bir yapı olarak gelişmesini sağlamak büyük önem taşımaktadır. Başka bir deyişle, Türk Devletleri Teşkilatı'nın gelecekteki gücü; yalnızca üye sayısındaki artış veya siyasi görünürlükle değil, aynı zamanda ticaret ve yatırımları canlandırma, ulaşım ağlarını entegre etme, teknoloji geliştirme ve ortak sorunlara karşı müşterek çözümler üretme noktasında sergileyeceği kurumsal kapasiteyle ölçülecektir. Bana göre önümüzdeki dönemde temel hedef, "Türk dünyası iş birliği" kavramını, günlük yaşamı ve ekonomiyi etkileyen somut bir gerçekliğe dönüştürmek olmalıdır.
Elmir Mustafa - Zengezur Koridoru'nun açılması bölgeye ve dünyaya ne tür değişiklikler getirecek?
M. Gökhan ÖZÇUBUKÇU -
Azerbaycan'ın ana topraklarını Ermenistan üzerinden Nahçıvan'a bağlaması amaçlanan ve "Zengezur Koridoru" olarak bilinen ulaşım bağlantısının hayata geçirilmesi, yalnızca bu iki bölge arasındaki ulaşım bağlantılarının yeniden tesis edilmesinden çok daha fazlasını ifade edecektir. Bu gelişme, Güney Kafkasya'nın ekonomik, ulaşım ve jeopolitik haritasını yeniden şekillendirme potansiyeline sahip stratejik bir adım olacaktır. Özellikle Azerbaycan açısından bakıldığında Zengezur bağlantısı, ülkenin son yıllarda geliştirmekte olduğu ulaşım ve bağlantısallık vizyonunun hayati bir bileşenini oluşturmaktadır. Azerbaycan son yıllarda, yalnızca enerji kaynaklarıyla tanımlanan bir ülke olmanın ötesine geçerek Hazar bölgesini Güney Kafkasya'ya bağlayan önemli bir ulaşım ve lojistik merkezine dönüşmek amacıyla kayda değer adımlar atmıştır. Bu stratejinin temel unsurları arasında Bakü Uluslararası Deniz Limanı'nın geliştirilmesi, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu projesi ve Hazar Denizi üzerinden ulaşım altyapısının oluşturulması yer almaktadır. Zengezur bağlantısının hayata geçirilmesi; Türkiye'ye ve dolayısıyla Avrupa'ya uzanan yeni bir bağlantı tesis ederek bu altyapı ağını daha da güçlendirecektir.
Bu noktada, Azerbaycan'ın rolünü özellikle vurgulamak gerekir. Azerbaycan, Türk dünyasının doğu ve batı bölgeleri arasında ekonomik bağların kurulmasında kilit bir ülke olarak öne çıkmıştır. Orta Asya'dan Hazar Denizi üzerinden —Azerbaycan aracılığıyla Güney Kafkasya'ya ve oradan da Türkiye ve Avrupa'ya— yapılan yük taşımacılığı, Bakü'nün jeoekonomik önemini giderek artırmaktadır. Zengezur bağlantısı da bu yapıya entegre edildiğinde, Azerbaycan'ın bir transit ülke olarak konumu daha da güçlenecektir. Bu durumun Türkiye açısından da önemli yansımaları olacaktır. Azerbaycan'ın ana karası ile Nahçıvan arasındaki kara bağlantısının güçlendirilmesi, Türkiye ile Azerbaycan arasında daha doğrudan ve bütünleşik bir ulaşım ağına katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda, Türkiye'nin Orta Asya'daki Türk devletleriyle olan ekonomik ve ulaşım bağlarını pekiştirecek yeni bir güzergah ortaya çıkacaktır. Böylece Zengezur, yalnızca Azerbaycan ile Türkiye arasındaki bağlantıyı değil, aynı zamanda daha geniş bir perspektifte Türk dünyasının coğrafi bağlantısallığını da güçlendiren bir unsur haline gelebilir. - Meselenin diplomatik boyutu da büyük önem taşımaktadır...
Evet, Azerbaycan'ın son yıllardaki diplomatik yaklaşımı da burada önemli bir rol oynuyor. Bakü, ulaşım projelerini yalnızca ikili ilişkiler çerçevesinde değil, aynı zamanda bölgesel ekonomik iş birliği için bir araç olarak görüyor. Bu bağlamda, Zengezur güzergahının açılması, Azerbaycan için sadece stratejik bir ulaşım kazanımı değil, aynı zamanda Güney Kafkasya'nın ekonomik potansiyelini artırma fırsatı da teşkil ediyor. Söz konusu güzergahın hayata geçirilmesi, Ermenistan için de ekonomik fırsatlar yaratabilir. Ermenistan, topraklarından geçen ulaşım bağlantıları sayesinde transit geliri elde edebilir, altyapısını geliştirebilir ve bölgesel ticaret ağlarına entegre olabilir.
Küresel bir perspektiften bakıldığında, Zengezur bağlantısının önemi çok daha geniş bir boyuta uzanmaktadır. Türkiye, Avrupa ve —Çin'den başlayıp Orta Asya üzerinden Hazar Denizi'ne ulaşan ve Azerbaycan aracılığıyla Güney Kafkasya'ya uzanan— Orta Koridor arasındaki bağın güçlendirilmesi, Avrasya ticaretine yönelik alternatif güzergâhların çeşitlendirilmesine katkı sağlayabilir. Özellikle küresel ticaretin daha güvenli, öngörülebilir ve çeşitlendirilmiş ulaşım rotalarına ihtiyaç duyduğu bir dönemde, bu tür bağlantıların stratejik değeri giderek artmaktadır. - Azerbaycan, Zengezur Koridoru'nun açılmasından ne tür avantajlar elde edecek? - Aslında Azerbaycan'ın burada elde edeceği avantajlar, yalnızca coğrafi konumundan kaynaklanmıyor. Ülke son yıllarda, enerji sektöründeki stratejik konumunu ulaşım, lojistik ve bağlantısallık alanlarına da taşıma konusunda önemli bir potansiyel sergilemiştir. Hazar'ın iki yakası arasında köprü kurma kapasitesi, Türkiye ile olan yakın stratejik bağları ve Orta Asya'daki Türk devletleriyle gelişen ekonomik ilişkileri, Azerbaycan'ı bu yeni jeoekonomik manzarada kilit bir merkez konumuna getirmektedir.
Dahası, güzergâhın etkinliği yalnızca bir demir yolu veya kara yolu inşasına değil, aynı zamanda tüm Orta Koridor boyunca altyapı ve gümrük süreçlerinin koordineli bir şekilde geliştirilmesine bağlı olacaktır. Sonuç olarak, Zengezur'un taşıdığı temel önem, yalnızca bir ulaşım bağlantısı rolüyle sınırlı değildir. Bu bağlantı, Azerbaycan'ın son yıllarda geliştirmekte olduğu bölgesel bağlantısızlık vizyonunun hayati bir bileşeni olarak görülebilir. Azerbaycan; enerji kaynaklarını, ulaşım altyapısını, Hazar Denizi'ndeki konumunu ve Türkiye ile olan stratejik ortaklığını entegre ederek, Güney Kafkasya ile Türk dünyası arasında hayati bir bağ kurmaktadır. Zengezur Koridoru'nun açılmasının, Azerbaycan'ın Güney Kafkasya'daki jeoekonomik ağırlığını daha da artıracağına ve Bakü'nün Hazar'dan Türkiye ve Avrupa'ya uzanan ulaşım ağındaki kilit bir merkez olma konumunu güçlendireceğine inanıyorum. Ancak bu sürecin kalıcı bir başarıya ulaşması için Zengezur; yalnızca bir koridor olarak değil, Azerbaycan öncülüğündeki daha geniş kapsamlı bir bölgesel bağlantısızlık ve ekonomik entegrasyon perspektifinin bir parçası olarak ele alınmalıdır.
Bu nedenle Zangezur'u, bir tarafın kazanıp
diğerinin kaybettiği jeopolitik bir çatışma alanı olarak değil; aksine Azerbaycan'ın mevcut ulaşım ve ekonomik potansiyelini bölgesel iş birliği lehine kullanması ve Güney Kafkasya'yı ticaret, transit geçiş ve yatırım ağlarına daha derinlemesine entegre etmesi adına stratejik bir fırsat olarak görmek daha doğru olacaktır. - Peki, Türk halkları arasındaki etkileşimi daha da güçlendirmek için hangi adımlar atılmalıdır? - Türk dünyasındaki devletler arası ilişkiler son yıllarda önemli ölçüde gelişme kaydetti. Ancak devletler arası ilişkilerin güçlenmesi, toplumlar arasında daha yoğun bir etkileşimin tesis edilmesiyle aynı şey değildir. Türk dünyasında sürdürülebilir ve sağlam bir iş birliği için, devletler arasındaki diplomatik ilişkilerin yanı sıra halklar arası bağların da güçlendirilmesi elzemdir.
Eğitim, bu sürecin ilk aşamasını oluşturmaktadır. Öğrenci değişim programlarının yaygınlaştırılması, üniversiteler arası ortak derece ve çift diploma programlarının sayısının artırılması, akademik hareketliliğin kolaylaştırılması ve ortak araştırma merkezlerinin kurulması büyük önem taşımaktadır. Gençlerin birbirlerini yalnızca tarih ve kültür üzerinden değil; aynı zamanda modern yaşam, ekonomi, teknoloji ve eğitim alanlarında da tanımaları bilhassa elzemdir. İkinci kritik husus, dil ve iletişimle ilgilidir. Türk dünyasında ortak bir dil oluşturulmasına dair tartışmalar uzun süredir gündemde olsa da, kısa vadede tek bir dil yaratmaya çalışmak yerine, mevcut Türk lehçeleri arasındaki iletişimi kolaylaştıracak ortak bir terminoloji ve dijital araçlar geliştirmeye odaklanmak daha gerçekçi olacaktır. Ortak sözlükler, dijital çeviri sistemleri, medya içerikleri ve eğitim materyalleri bu konuda önemli katkılar sağlayabilir. Üçüncü olarak, turizm ve gençlik hareketliliği artırılmalıdır. Türk devletleri arasında vize ve seyahat prosedürlerinin kolaylaştırılmasının yanı sıra gençlik kampları, ortak kültür festivalleri, spor etkinlikleri ve gönüllülük programları gibi girişimler, bu toplumların birbirlerini daha yakından tanımasına olanak tanıyacaktır. İnsanların birbirlerinin ülkelerini ziyaret etmesi, ortak kültürel bağların günlük yaşamda daha görünür hale gelmesi için uygun bir zemin oluşturur.
Elmir Mustafa - Sadece bu adımlar yeterli mi?
M. Gökhan ÖZÇUBUKÇU - Hayır, medya da hayati bir öneme sahip. Türk dünyasının çeşitli bölgelerinde üretilen haberler, belgeseller, diziler, filmler ve dijital içeriklerin diğer Türk devletlerinde daha geniş kitlelerce izlenmesi gerekiyor. Bunu sağlamak amacıyla ortak medya platformları veya içerik paylaşım mekanizmaları geliştirilebilir. Genç nüfusun ağırlıklı olarak sosyal medya üzerinden iletişim kurduğu göz önüne alındığında, bu sektörün önemi daha da belirginleşmektedir. Ayrıca, ekonomik bağlar da halklar arası ilişkileri desteklemelidir. Ortak girişimcilik programları, genç girişimci ağları, iş dünyası toplantıları ve staj programları hayata geçirilebilir. Bana göre en kritik nokta şudur: Türk dünyası, yalnızca devletler arası toplantılardan ibaret olmamalıdır. Üniversiteler, öğrenciler, sanatçılar, gazeteciler, akademisyenler, girişimciler ve sivil toplum kuruluşları arasında kesintisiz bir iletişim ağı kurulmalıdır. Devletler arası ilişkiler siyasi kararlarla hızla gelişebilse de, toplumlar arasındaki bağların güçlendirilmesi daha uzun zaman alır; ancak bu süreç çok daha kalıcı sonuçlar doğurur. Bu nedenle, Türk Devletleri Teşkilatı'nın önümüzdeki dönemde insan odaklı iş birliğine daha fazla ağırlık vermesi, Türk dünyası fikrinin toplumsal temelini güçlendirecektir. (DEVAM EDECEK)
***
M. Gökhan ÖZÇUBUKÇU,Mehmet Gökhan Özçubukçu, siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler, Avrasya jeopolitiği ve Türk Dünyası üzerine çalışmalar yürüten akademisyen, araştırmacı ve stratejik analiz uzmanıdır. Akademik ve profesyonel çalışmalarının temel eksenini uluslararası ilişkiler, siyasi tarih, jeopolitik, Türk dış politikası, Türk Dünyası, milliyetçilik ve kimlik teorileri ile siyasal iletişim oluşturmaktadır.



Benzer Haberler
www.turkuazhaberajansi.com/MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy'dan Türk dünyasına Ahmed Cevad mesajı: "Ortak hafıza devlet politikası olmalı"
www.turkuazhaberajansi.com/46 bin kişi İstanbul için seferber oldu: Sahada son durum ne?
www.turkuazhaberajansi.com/ Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun YILDIZ: İstanbul’da ne oldu? Neden oldu ?
www.turkuazhaberajansi.com / Analist Öznur Küçüker SİRENE Yazdı: Hasta Adam Avrupa!...
www.turkuazhaberajansi.com: NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Shekerinska, "Türk savunma sanayisinde mükemmel örneklere sahibiz"
www.turkuazhaberajansi.com, Kocaeli (TÜHA) Bürosu: Yerelden Küresele Uzanan Medya Köprüsü Küresel Gazeteciler Konseyi 7 Yaşında!
www.turkuazhaberajansi.com, Eğitimci-Yazar İsmail ÖZCAN: 21. Ölüm Yılında Attila İlhan ve Nam-ı Diğer Kaptan…
(TÜHA) Türkuaz Haber Ajansı, (http://www.turkuazhaberajansi.com); Eğitimci-Yazar İsmail ÖZCAN: 21. Ölüm Yılında Attila İlhan ve Nam-ı Diğer Kaptan...