İzmir Demokrasi Üniversitesi öğretim üyesi Tuğçe Ersoy Ceylan, 2026 İsrail Seçimlerine Doğru: Seçim ve Koalisyon Senaryoları

* İzmir Demokrasi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde öğretim üyesi Tuğçe Ersoy Ceylan, "2026 İsrail Seçimlerine Doğru: Seçim ve Koalisyon Senaryoları" başlıklı yazısında, mevcut kamuoyu araştırmalarının seçimin tek bir parti veya blok açısından kesinleşmiş bir sonuca işaret etmediğini gösterdiğine dikkat çekti.

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency

Tuğçe Ersoy Ceylan, Author at Politics Today

Yazar* Tuğçe Ersoy Ceylan

İZMİR, 18 EYLÜL 2026 - İzmir Demokrasi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde öğretim üyesi Tuğçe Ersoy Ceylan, "2026 İsrail Seçimlerine Doğru: Seçim ve Koalisyon Senaryoları" başlıklı yazısında, mevcut kamuoyu araştırmalarının seçimin tek bir parti veya blok açısından kesinleşmiş bir sonuca işaret etmediğini gösterdiğine dikkat çekti.

Analiz: İçeride Kriz, Dışarıda Nefret: 2026 İsrail Genel Seçimleri – (UHA) Uluslararası Haber Ajansı

SEÇİM VE KOALİSYON SENARYOLARI

Mevcut kamuoyu araştırmaları seçimin tek bir parti veya blok açısından kesinleşmiş bir sonuca işaret etmediğini göstermektedir. Ağustos 2026’da yayımlanan anketlerde Eisenkot’un Yashar partisi Likud’un önünde veya başa baş görünürken Netanyahu karşıtı partilerin toplamı 61 sandalye eşiğinin altında kalmaktadır.

Örneğin Kantar’ın bir araştırması Netanyahu blokuna 52, merkez ve merkez sol partilere 57 ve Arap partilerine de 11 sandalye öngörmüştür. Bir başka araştırmada değişim bloku 58 ve Netanyahu bloku 50 sandalyede kalmıştır. Dolayısıyla anketler Netanyahu’nun zayıfladığına işaret etmekle birlikte muhalefetin ise henüz kendi içinde tutarlı bir hükümet çoğunluğu oluşturamadığını göstermektedir.
Bu bağlamda üç senaryoyu ön plana çıkarmak mümkündür.

NETANYAHU LİDERLIĞINDEKİ SAĞ-HAREDİ KOALISYONUNUN YENİLENMESİ

Netanyahu’nun yeniden hükümet kurabilmesi Likud’un kendi oylarını korumasının yanı sıra sağ bloktaki küçük partilerin seçim barajını aşmasına bağlıdır. BenGvir, Smotrich ve diğer küçük sağ listeler arasında kurulabilecek seçim öncesi ittifaklar blok içerisindeki kayıp oyları azaltarak Netanyahu’yu 61 sandalye eşiğine yaklaştırabilir.

Güvenlik gündeminin kampanyanın son haftalarında yeniden belirleyici hale gelmesi de Netanyahu’nun tecrübe ve liderlik söylemini güçlendirebilir. Ancak böyle bir hükümet, Haredi partilerin askerlik muafiyeti talepleri ile Likud ve aşırı sağın güvenlik ve yerleşim politikalarına daha bağımlı olacaktır.

Netanyahu’nun küçük sağ partileri birleşmeye yöneltmesini bu senaryonun gerçekleşmesi için şimdiden izlediği temel stratejilerden biri olarak değerlendirmek mümkündür.

NETANYAHU KARŞITI BİR DEĞİŞİM HÜKÜMETİ

İkinci senaryo, Eisenkot ile Bennett-Lapid listesinin merkezinde yer aldığı, Lieberman ve Demokratların da katıldığı geniş bir Netanyahu karşıtı koalisyondur.

Böyle bir hükümetin ortak paydası Netanyahu dönemini sona erdirmek, 7 Ekim hakkında devlet soruşturma komisyonu kurmak, Haredi askerlik muafiyetlerini sınırlandırmak ve devlet kurumlarının bağımsızlığını yeniden güçlendirmek olacaktır.

Bununla birlikte Filistin meselesi, Arap partileriyle iş birliği ve din-devlet ilişkileri konularındaki ayrılıklar koalisyonun kuruluşunu ve devamlılığını zorlaştırabilir.

Mevcut anketlerin ortaya koyduğu parlamento aritmetiği bu blokun Ra’am’ın katılımı veya dışarıdan desteği olmaksızın çoğunluğa ulaşmakta zorlanabileceğini göstermektedir. Bennett’in Arap partilerine dayalı bir hükümete karşı çıkması ise sayısal çoğunluğun siyasi çoğunluğa dönüşmesinin önündeki başlıca engeldir.

BLOKAJ, UZAYAN KOALİSYON GÖRÜŞMELERİ VE YENİ SEÇİM İHTİMALİ

Mevcut veriler ışığında en güçlü senaryo iki bloktan hiçbirinin tek başına 61 sandalyeye ulaşamamasıdır. Bu durumda Ra’am, Haredi partileri veya bloklar arasında konumlanan küçük sağ partiler koalisyon pazarlıklarının belirleyici aktörleri haline gelebilir.

Eisenkot veya Bennett liderliğinde bir azınlık hükümeti, Arap partilerinin dışarıdan desteği, parti değiştirmeler ya da sınırlı süreli geniş birlik hükümeti gibi seçenekler gündeme gelebilir. Ancak aktörlerin seçim öncesinde ilan ettikleri kırmızı çizgiler korunursa koalisyon görüşmelerinin sonuçsuz kalması ve İsrail’in yeniden bir seçim döngüsüne girmesi de güçlü bir olasılıktır.

Bu nedenle 27 Ekim seçimlerinin en olası sonucu açık bir blok zaferinden ziyade Netanyahu’nun hükümet kurma kapasitesi ile muhalefetin alternatif bir çoğunluk oluşturma kapasitesinin aynı anda sınandığı parçalı bir Knesset tablosudur.

Seçimin gerçek galibi en fazla sandalyeyi kazanan parti değil ideolojik olarak uyumsuz aktörleri bir araya getirerek en az 61 sandalyelik çoğunluğu sağlayabilecek işler bir koalisyon kurabilen lider olacaktır.

***

Yazar hakkında

Tuğçe Ersoy-Ceylan, İzmir Demokrasi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim üyesidir. Galatasaray Üniversitesi’nden mezun oldu. Fransa’da Université Lyon II, Institut d’Etudes Politiques (IEP)’de Yakındoğu ve Akdeniz Araştırmaları Merkezi’nde eğitimine devam etti. Yüksek Lisans derecesini ODTÜ Ortadoğu Araştırmaları programından; doktora derecesini Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü’nden aldı. 2015’te İsrail Hayfa Üniversitesi’nde bulundu. 2022 yılında Brandeis Üniversitesi Schusterman İsrail Çalışmaları Merkezi’nde misafir öğretim üyesi olarak bulundu. İsrail siyaseti ve toplumu, Türkiye-İsrail ilişkileri ve Orta Doğu siyaseti üzerine çalışmaktadır. Son olarak İsrail: Kimlik, Siyaset, Dış Politika, Güvenlik kitabının editörlüğünü yapmıştır.

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Anket

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150
Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği