Üsküdar Üniversitesi İletişim mezunlarından iletişim adaylarına altın tavsiye:

* Adaylara iletişim mezunlardan önemli tavsiyeler... A Haber Muhabiri ve haber spikeri Hasan Zahid Ezim, Sözcü TV Muhabir Dilara Şahin, Sosyal Medya Uzm. Didem Düz Uluat, iletişim eğitiminin yalnızca diploma kazandırmadığını; öğrencilik yıllarında sektörün içinde yer alma, insanı anlama, üretme ve mesleki özgüven…gibi birçok beceri ve değeri kazanma fırsatı sunduğunu söyledi.

TÜHA / TÜRKUAZ İnternational News Agency  

ANKARA, 20 EYLÜL 2026 - Adaylara iletişim mezunlardan önemli tavsiyeler... A Haber Muhabiri ve haber spikeri Hasan Zahid Ezim, Sözcü TV Muhabir Dilara Şahin, Sosyal Medya Uzm. Didem Düz Uluat iletişim eğitiminin yalnızca diploma kazandırmadığını; öğrencilik yıllarında sektörün içinde yer alma, insanı anlama, üretme ve mesleki özgüven…gibi birçok beceri ve değeri kazanma fırsatı sunduğunu söyledi.

Mesleğini severek yaptığını belirten Ezim, “Bugün çocukken hayalini kurduğum işi yapıyor olmak benim için çok kıymetli.” dedi.Muhabir Dilara Şahin, “Teknolojiyi kullanacağız ama insan tarafımızı kaybetmeden.” diye konuştu.Gençlere bakış açılarını değiştirmeleri çağrısında bulunan Didem Düz Uluat, “‘İletişim okursam ne iş yaparım?’ diye kendinizi tek bir meslekle sınırlandırmak yerine, ‘İletişim eğitimimle hangi alanlarda kendimi geliştirebilirim?’ diye düşünmek gerekiyor. Çünkü iletişim gerçekten çok geniş bir alan.” ifadelerini kullandı.
Ek yerleştirme süreci, adaylara yeni bir tercih fırsatı sunarken, geleceğin iş dünyasında hangi alanların daha geniş kariyer seçenekleri sağlayacağı da önem kazanıyor. Dijital medya, sosyal medya, içerik üretimi, kurumsal iletişim, reklamcılık, halkla ilişkiler, televizyon ve habercilik gibi birçok alanı kapsayan iletişim sektörü de yapay zekâ ve dijitalleşmeyle birlikte dönüşüyor.Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunlarından A Haber Muhabiri Hasan Zahid Ezim, SZC Tv Muhabiri Dilara Şahin ve dijital medyada içerik üreticisi olarak önemli başarılara imza atan mezun Didem Düz Uluat, iletişim alanını değerlendiren adaylara deneyimlerini anlattı.

“Daha birinci sınıfta mesleğin içine girdim”

A Haber Muhabiri ve gece haberleri spikeri Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü 2021 yılı mezunu Hasan Zahid Ezim, üniversite eğitiminin kariyerinin şekillenmesinde önemli rol oynadığını belirterek, “İletişim eğitimi her üniversitede aynı imkânları ve deneyimi sunmuyor. Ben daha üniversitenin birinci yılından itibaren okulum bünyesindeki ajansta çalışmaya başladım. Hocalarımın ve üniversitenin kurumsal iletişim birimindeki profesyonellerin yönlendirmeleri bana hem güven kazandırdı hem de mesleği daha öğrenciyken tanımamı sağladı.” dedi.

Üniversitede yalnızca teorik eğitim almadığını dile getiren Ezim, “Kamera arkasından rejiye, haber yazımından ekran önüne kadar mesleğin çok farklı alanlarını deneyimleme fırsatım oldu. Bugün hem muhabirlikte hem de spikerlikte o yıllarda kazandığım deneyimlerin karşılığını fazlasıyla görüyorum.” diye konuştu.

Yapay zekâ çağında doğru bilgiyi seçebilmek öne çıkıyor

Dijitalleşme ve yapay zekânın iletişim sektörünü dönüştürdüğünü söyleyen Ezim, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin iletişimin merkezinde insanın bulunduğuna dikkat çekti.

Ezim, “İletişim mezunlarını diğer alanlardan ayırabilecek en önemli özelliklerden biri; doğru bilgiyi bulabilmek, onu analiz edebilmek ve karşı tarafa doğru bir dille aktarabilmek. Artık bilgiye ulaşmak çok daha kolay. Asıl mesele, bilginin doğru olup olmadığını sorgulamak ve yüzlerce bilgi arasından gerçekten önemli olanı seçebilmek.” dedi.

“Bugün yeniden tercih yapsam yine iletişimi seçerdim”

Mesleğini severek yaptığını belirten Ezim, yeniden üniversite tercihi yapması halinde yine iletişim alanını seçeceğini söyledi.

“Bugün çocukken hayalini kurduğum işi yapıyor olmak benim için çok kıymetli.” diyen Ezim, “Habercilik yoğun tempo, fedakârlık, sürekli kendini geliştirme ve ciddi bir sorumluluk gerektiriyor. Ancak bütün bunlara rağmen yeniden tercih yapacak olsaydım yine iletişim alanını seçerdim.” ifadelerini kullandı.

İletişim artık sadece gazetecilik ve televizyon değil

İletişim alanındaki kariyer olanaklarının geçmişe göre genişlediğini vurgulayan Ezim, “İletişim denildiğinde akla yalnızca televizyon, gazetecilik ya da spikerlik gelmemeli. Bugün televizyon ve gazeteciliğin yanı sıra dijital medya, sosyal medya, kurumsal iletişim, reklamcılık, halkla ilişkiler, içerik üretimi ve marka iletişimi gibi çok farklı alanlarda kariyer yapmak mümkün.” dedi.

Gençlere öğrencilik yıllarında mümkün olduğunca deneyim kazanmalarını öneren Ezim, “Diploma işin başlangıç noktası. Staj yapmaları, okulun televizyonunda, radyosunda, ajansında ya da gazetesinde görev almaları çok önemli. Hata yapmak için üniversite yılları çok değerli bir dönem.” diye konuştu.

Ezim ayrıca yabancı dil, diksiyon, yazılı ve sözlü anlatımın yanında yapay zekâ okuryazarlığının da iletişim öğrencileri açısından önemli hale geldiğini söyledi.

“Üniversite bana aslında önce dinlemeyi öğretti”

Sözcü Tv Muhabiri, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü 2024 yılı mezunu Dilara Şahin, iletişim eğitiminin kendisine önce dinlemeyi, insanı anlamayı ve doğru soruyu sormayı öğrettiğini belirterek, “Üniversite bana aslında önce dinlemeyi öğretti. İletişim dediğimiz şey sadece konuşmak değil; karşınızdaki insanı anlamak, ne anlatmaya çalıştığını fark etmek ve doğru soruyu sorabilmek. Bugün sahada en çok bunları kullanıyorum.” dedi.

Habercilikte insan unsurunun önemine dikkat çeken Şahin, “Bazen bir adliye koridorunda, bazen bir olay yerinde, bazen çok zor bir gün geçiren bir insanın karşısında oluyorsunuz. O an sadece gazeteci değil, aynı zamanda insan olduğunuzu da unutmamanız gerekiyor. Üniversite bana mesleğin temelini verdi ama asıl öğrenme sürecim sahada devam etti. Hala her gün yeni bir şey öğreniyorum.” diye konuştu.

“Teknolojiyi kullanacağız ama insan tarafımızı kaybetmeden”

Dijitalleşme ve yapay zekâ çağında teknolojik yetkinliklerin yanında insanı anlayabilme becerisinin de önemini koruduğunu vurgulayan Şahin, “Teknoloji çok hızlı değişiyor ve hepimizin buna ayak uydurması gerekiyor. Ama ben insanı anlayabilmenin hiçbir zaman değerini kaybetmeyeceğini düşünüyorum. Yapay zeka size bilgi verebilir, metin yazabilir, bir veriyi analiz edebilir. Ama karşınızdaki insanın sesindeki tereddüdü, bir annenin acısını, bir mağdurun anlatmakta zorlandığı şeyi ya da bir haberde gerçekten önemli olan ayrıntıyı fark etmek başka bir şey.” dedi.

İletişim mezunlarının en büyük gücünün empati kurabilmek, doğru soruyu sorabilmek ve bilgiyi doğru bir dille aktarabilmek olduğunu ifade eden Şahin, “Teknolojiyi kullanacağız ama insan tarafımızı kaybetmeden.” ifadelerini kullandı.

“En önemli yatırım insanın kendisine yaptığı yatırım”

Gençlere üniversite yıllarında mümkün olduğunca çok deneyim biriktirmeleri çağrısında bulunan Şahin, “Staj yapın, haber merkezlerine gidin, kamera kullanmayı öğrenin, kurgu deneyin, yazın, okuyun, insanlarla tanışın. Benim mesleğe başlamadan önce mottom ‘kendim başlı başına bir stüdyo olacağım’ mottosuydu. Kameramanlık, montaj asistanlığı, editörlük ve muhabirlik alanlarında kendimi geliştirdim.” dedi.

İyi bir Türkçe, yabancı dil, genel kültür, hukuk bilgisi ve teknolojiye hâkimiyetin çok kıymetli olduğunu vurgulayan Şahin, bunların da öncesinde karakter ve güvenilirliğin geldiğini belirtti. Şahin, “Çünkü özellikle gazetecilikte insanlar size bir bilgi verirken aslında size güveniyor. O güveni korumak belki de sahip olabileceğiniz en değerli şey.” diye konuştu.

“Mezun olmadan iş hayatına hazırlanmaya başladım”

Dijital medya alanında çalışan Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim bölümü 2021 mezunu Didem Düz Uluat da üniversite yıllarında gerçek çalışma ortamına girmenin kariyerine önemli katkı sağladığını belirtti.

Üniversitenin ilk yılında kurumsal iletişim biriminde gönüllü çalışmaya başladığını anlatan Uluat, “Daha üniversitem bitmeden, hatta ilk yılımda sektöre dair çok ciddi bir bilgi ve donanım kazanmaya başladım. Üniversitede çalışmak, bir şeyler üretmek ve gerçek bir çalışma ortamının içinde bulunmak beni iş hayatına inanılmaz hazırladı. Mezun olduktan sonra öğreneceğim birçok şeyi, mezun olmadan önce öğrenmeye başladım.” dedi.
Uluat, üniversite yıllarında kazandığı en önemli becerilerden birinin de girişim cesareti olduğunu belirterek, “Bir şey öğrenmek için çekinmeden adım atmak, üretmek ve kendine güvenmek gerekiyor. Mesleki anlamda özgüvenimin temelini üniversitede attığımı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

“İletişim sadece konuşmak değil, insanı anlamak”

İletişimin temelinde dinlemek, gözlemlemek ve insanı anlamanın bulunduğuna dikkat çeken Uluat, “Biz iletişim okuyoruz ama gerçekten iletişim kuruyor muyuz? Her gün gördüğümüz insanların isimlerini biliyor muyuz, onları gerçekten tanıyor muyuz?” sorusunun öğrencilik yıllarında kendisini çok etkilediğini anlattı.

Uluat, “Teoriyi ve mesleği öğrenebilirsiniz ama karşınızdaki insanı gerçekten görmeyi ve anlamayı öğrenmek çok daha farklı bir şey. Üniversitenin bana kattığı en büyük kazanımlardan biri de bu.” dedi.

“Yapay zekâya bir şey yaptırmak bile iletişim süreci”

Yapay zekânın iletişim sektörüyle giderek daha fazla iç içe geçtiğini belirten Uluat, “Yapay zekâya bir şey yaptırmak bile aslında bir iletişim süreci. Bir prompt yazıyorsunuz, ne istediğinizi anlatıyor ve doğru yönlendirmeyi yapıyorsunuz.” diye konuştu.

Öğrencilik döneminde röportaj kayıtlarını tek tek dinleyerek deşifre ettiğini, bugün ise aynı işin yapay zekâ aracılığıyla kısa sürede yapılabildiğini anlatan Uluat, teknolojinin iletişimcinin işini daha verimli hale getirdiğini söyledi.

“Yine Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni tercih ederdim”

Bugün yeniden üniversite tercihi yapması halinde kararının değişmeyeceğini söyleyen Uluat, “İletişim artık benimle bütünleşmiş bir şey. Bugün yeniden üniversite tercihi yapacak olsaydım, sadece iletişim alanını değil, yine Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni tercih ederdim.” dedi.
İletişim eğitiminin yalnızca mesleki beceri değil, etik bir bakış açısı da kazandırdığını belirten Uluat, “Bize sadece mesleğimizi nasıl yapacağımızı değil, iş hayatında nasıl bir insan ve nasıl bir profesyonel olmamız gerektiğini de öğrettiler.” diye konuştu.

“İletişim okursam ne iş yaparım?” yerine “Kendimi hangi alanda geliştirebilirim?”

İletişim fakültelerinin artık yalnızca gazetecilik, televizyonculuk veya spikerlik üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Uluat, dijitalleşmeyle birlikte çalışma alanlarının genişlediğine dikkat çekti.

Uluat, “Kurumsal iletişim departmanlarında, sosyal medya ekiplerinde, ajanslarda, içerik üretiminde, kamera arkasında, reji ve prodüksiyon ekiplerinde, video kurguda ve dijital medya alanında çok farklı kariyer fırsatları var.” dedi.

Gençlere bakış açılarını değiştirmeleri çağrısında bulunan Uluat, “‘İletişim okursam ne iş yaparım?’ diye kendinizi tek bir meslekle sınırlandırmak yerine, ‘İletişim eğitimimle hangi alanlarda kendimi geliştirebilirim?’ diye düşünmek gerekiyor. Çünkü iletişim gerçekten çok geniş bir alan.” ifadelerini kullandı.

“Diploma yolun sonu değil, başlangıcı”

İletişim öğrencilerine üniversitenin sunduğu uygulama olanaklarını değerlendirmelerini öneren Uluat, “Kurumsal iletişim birimlerine, medya merkezlerine, öğrenci projelerine gidin. ‘Ben burada çalışmak, öğrenmek ve kendimi geliştirmek istiyorum.’ deyin. Gerekirse gönüllü çalışın.” dedi.

Öğrencilik döneminin deneme, hata yapma ve farklı alanları keşfetmek açısından önemli olduğunu belirten Uluat, sözlerini şöyle tamamladı:
“İnsanlarla iletişim kurun, onları tanıyın, dinleyin, gözlemleyin, üretin ve mümkün olduğunca işin içinde olun. Kendinize ne kadar yatırım yaparsanız, o kadar donanımlı mezun olursunuz. Üniversitenin en büyük anlamı sadece bir bölüm okumak değil, kendinizi keşfetmek ve mesleki olarak geleceğe hazırlanmaktır.”

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Anket

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150
Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği