SON DAKİKA :
www.turkuazhaberajansi.com/Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in BM'deki konuşmasının ardından Türkiye'nin cevabı gecikmedi, anında Büyükelçi Ahmet Yıldız'dan geldi...

* Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Atina’nın iddialarına uluslararası hukuk üzerinden sert cevap verdi.

TÜHA / TÜRKUAZ Uluslararası Haber Ajansı (www.turkuazhaberajansi.com)

ANKARA, 05 KASIM 2026 - Toplantının en dikkat çekici gelişmesi, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız'ın Yunanistan Başbakanı'na verdiği kapsamlı cevap oldu.

Yıldız, Türkiye-Libya mutabakatının uluslararası hukuka uygunluğunu savunurken iki egemen devletin anlaşma yapma hakkının üçüncü ülkelerin itirazlarıyla ortadan kaldırılamayacağını vurguladı.

Türkiye'nin diplomatik cevabında yalnızca Libya anlaşması değil, Ege adalarının deniz yetki alanları, uluslararası deniz hukuku, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hakları da gündeme geldi.

BM Daimi Temsilcisi Yıldız, "tek ordu, tek devlet ve tek Suriye" vurgusu yaptı

TÜRKİYE'DEN TARİHÎ CEVAP: BU KONSEY MAHKEME DEĞİL

Miçotakis'in iddialarına Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız cevap verdi.

Yıldız, Güvenlik Konseyinin deniz yetki alanlarını belirleyen bir yargı mercii olmadığını hatırlatarak Yunanistan'ın girişimine karşı çıktı.

Büyükelçi Yıldız, şu ifadeleri kullandı:

"Bu Konsey bir deniz sınırlandırma mahkemesi değildir. Bir harita bir iddiayı gösterebilir ancak onu yargılayamaz."

Yıldız'ın açıklaması, Yunanistan'ın siyasi ve diplomatik girişimlerle Türkiye-Libya anlaşmasının hukuki statüsünü tartışmaya açma çabasına karşı Ankara'nın temel yaklaşımını ortaya koydu.

Türkiye, deniz yetki alanlarıyla ilgili anlaşmazlıkların tek taraflı haritalar veya siyasi açıklamalar üzerinden karara bağlanamayacağını savunuyor.

İKİ EGEMEN DEVLETİN ANLAŞMA HAKKI VAR

Büyükelçi Ahmet Yıldız, Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan mutabakatın yürürlükte olduğunu hatırlatarak anlaşmanın iki egemen devletin iradesiyle gerçekleştirildiğini vurguladı.

Yıldız, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye ve Libya, her biri uluslararası anlaşmalar yapma hakkına sahip iki egemen devlettir. Bu egemen ayrıcalık, yalnızca üçüncü bir devletin sınırlandırmaya itiraz etmesi veya sonucuna katılmaması nedeniyle reddedilemez."

Bu açıklama, Yunanistan'ın mutabakata yönelik itirazlarının Türkiye ve Libya'nın kendi aralarında anlaşma yapma yetkisini ortadan kaldırmayacağı yönündeki Ankara tezini ortaya koydu.

Uluslararası hukuk bakımından iki devletin anlaşma yapma yetkisi ile bu anlaşmanın üçüncü devletlerin hakları üzerindeki etkisi ise ayrı hukuki meseleler olarak değerlendiriliyor.

MUTABAKAT ÜÇÜNCÜ ÜLKELERİN HAKLARINI BELİRLEMİYOR

Türkiye'nin BM Daimî Temsilcisi Ahmet Yıldız, Türkiye-Libya anlaşmasının kapsamına ilişkin önemli bir açıklamada da bulundu.

Yıldız, mutabakatın yalnızca taraflar arasındaki deniz sınırlandırmasını düzenlediğini belirterek şunları söyledi:

"Türkiye-Libya Mutabakatı, tarafları arasındaki deniz sınırlandırmasını düzenler, taraf olmayan devletlerin haklarını belirlemez veya etkilemez."

Ankara'nın bu yaklaşımı, Türkiye-Libya anlaşmasının Yunanistan veya diğer kıyıdaş devletlerin haklarını tek taraflı biçimde belirleyen bir belge olmadığı görüşüne dayanıyor.

Böylece Türkiye, mutabakatın üçüncü devletlere yönelik bir hak ihlali oluşturduğu yönündeki Yunanistan iddialarını reddediyor.

YUNANİSTAN'IN COĞRAFYA TEZİNE HUKUKİ CEVAP

Büyükelçi Yıldız, Miçotakis'in anlaşmanın coğrafyaya aykırı olduğu yönündeki iddiasına da karşı çıktı.

Yıldız, uluslararası yargı kararlarının deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasında adaların etkisinin somut coğrafi koşullara göre değerlendirildiğini gösterdiğine işaret etti.

Türkiye'nin savunduğu görüşe göre Ege ve Doğu Akdeniz'deki her ada, konumundan ve ilgili kıyıların özelliklerinden bağımsız olarak otomatik biçimde tam etkiye sahip kabul edilemez.

Uluslararası deniz hukukunda adaların deniz yetki alanlarına sahip olabilmesi ile karşılıklı veya bitişik kıyılar arasındaki sınırlandırmada ne kadar etki doğuracağı birbirinden farklı konular olarak ele alınıyor.

Bu nedenle Ankara, özellikle Anadolu kıyılarına yakın Yunan adalarının geniş deniz yetki alanları oluşturacak şekilde değerlendirilmesine karşı çıkıyor.

DENİZ HUKUKU SÖZLEŞMESİ ÜZERİNDEN DE TARTIŞMA

Türkiye'nin BM'deki açıklamasında Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi de gündeme geldi.

Türkiye'nin sözleşmeye taraf olmadığını hatırlatan Yıldız, sözleşmenin bütün hükümlerinin otomatik olarak Türkiye açısından bağlayıcı kabul edilemeyeceğini savundu.

Yıldız'ın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

"Sözleşme ne evrensel ne de tek belirleyici hukuki metindir ve taraf olmayan bir ülke aleyhine ileri sürülen her hükmün bağlayıcı örfi hukuk teşkil ettiği varsayılamaz."

Türkiye'nin bu yaklaşımı, sözleşmenin bazı hükümlerinin uluslararası örf ve âdet hukuku niteliği taşıyabilmesi ile bütün hükümlerinin taraf olmayan devletlere doğrudan uygulanması arasındaki hukuki ayrıma dayanıyor.

Ankara, Doğu Akdeniz'de hakkaniyete uygun sınırlandırmanın esas alınması gerektiğini vurguluyor.

LİBYA'NIN ONAYI DOĞU AKDENİZ'DE YENİ DÖNEM BAŞLATTI

Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019 tarihinde imzalanan deniz yetki alanları mutabakatı, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları, deniz ulaşımı ve jeopolitik dengeler bakımından stratejik önem taşıyor.

Libya Temsilciler Meclisinin 20 Ekim 2026 tarihinde mutabakatı onayladığına ilişkin açıklamalar, anlaşmayı yeniden bölgesel gündemin merkezine taşıdı.

Türkiye Millî Savunma Bakanlığı, gelişmenin Türkiye'nin uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkelerine dayalı yaklaşımını desteklediğini bildirdi.

Yunanistan ise Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları sınırlandırmasına yönelik itirazlarını sürdürüyor.

Atina yönetimi, anlaşmanın Yunan adalarının deniz yetki alanlarını ihlal ettiğini savunurken Ankara, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki meşru hak ve menfaatlerinden vazgeçmeyeceğini belirtiyor.

MISIR'A DA DENİZ YETKİ ALANI ANLAŞMASI MESAJI

Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikasında dikkat çeken bir başka gelişme ise Mısır'a yönelik diplomatik mesaj oldu.

Millî Savunma Bakanlığı, Libya ile yapılan mutabakata ilişkin değerlendirmesinde Mısır ile de karşılıklı menfaatler doğrultusunda deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması imzalamaya hazır olunduğunu açıkladı.

Ankara, Doğu Akdeniz'de kıyıdaş ülkelerle hakkaniyet temelinde gerçekleştirilecek anlaşmaların bölgesel istikrara katkı sağlayacağını savunuyor.

Türkiye ile Mısır arasında olası bir deniz yetki alanları anlaşması, Doğu Akdeniz'deki mevcut sınırlandırma tartışmalarını ve bölgesel diplomatik dengeleri etkileyebilecek önemli gelişmeler arasında değerlendiriliyor.

KKTC'NİN HAKLARI DA BM GÜNDEMİNDE

Büyükelçi Ahmet Yıldız'ın açıklamalarında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ve Kıbrıs Türk halkının hakları da gündeme geldi.

Türkiye, Doğu Akdeniz'deki doğal kaynakların ve deniz yetki alanlarının değerlendirilmesinde Kıbrıs Türklerinin meşru hak ve menfaatlerinin göz ardı edilemeyeceğini savunuyor.

Ankara'ya göre Kıbrıs Adası çevresindeki enerji kaynakları ve deniz yetki alanlarına ilişkin düzenlemelerde Kıbrıs Türk halkının haklarının korunması gerekiyor.

Türkiye, Kıbrıs Rum yönetiminin adanın tamamını temsil ettiği iddiasıyla gerçekleştirdiği tek taraflı girişimlere karşı çıkmayı sürdürüyor.

ERDOĞAN'IN BM MESAJINI HATIRLATTI

Büyükelçi Yıldız, Türkiye'nin Ege ve Doğu Akdeniz'deki anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesinden yana olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yaptığı açıklamalara atıfta bulunan Yıldız, Türkiye'nin iyi komşuluk ilişkileri ve uluslararası hukuk temelinde çözüm arayışını sürdürdüğünü vurguladı.

Yıldız, şu ifadeleri kullandı:

"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen ay BM Genel Kurulu konuşmasında belirttiği gibi Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'deki sorunların iyi komşuluk ilişkileri temelinde ve uluslararası hukuka uygun olarak çözülmesini istiyoruz."

Bu açıklama, Türkiye'nin deniz yetki alanlarına ilişkin haklarını savunurken diplomatik çözüm yollarını da açık tuttuğunu ortaya koydu.

MAVİ VATAN'DA DİPLOMATİK MÜCADELE SÜRÜYOR

Türkiye ile Yunanistan arasındaki Doğu Akdeniz anlaşmazlığı, yalnızca deniz sınırlarının belirlenmesinden ibaret değil.

Bölgedeki enerji kaynaklarına erişim, deniz ticaret yolları, kıta sahanlığı hakları, güvenlik politikaları ve bölgesel ittifaklar da anlaşmazlığın stratejik boyutlarını oluşturuyor.

Türkiye, Mavi Vatan politikası çerçevesinde deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerini korumayı temel öncelikleri arasında görüyor.

Yunanistan ise Avrupa Birliği üyeliğini ve uluslararası diplomatik ilişkilerini kullanarak kendi deniz yetki alanları yaklaşımına destek arıyor.

Bu çerçevede Türkiye-Libya mutabakatı, Doğu Akdeniz'deki jeopolitik rekabetin önemli unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.

ATİNA'YA BM'DEN VERİLEN MESAJ: HARİTALARLA HÜKÜM VERİLEMEZ

Miçotakis'in Türkiye-Libya anlaşmasını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine taşıması, Ankara ile Atina arasındaki deniz yetki alanları tartışmasını yeniden uluslararası gündeme taşıdı.

Ancak Türkiye'nin BM Daimî Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız'ın açıklamaları, anlaşmazlığın yalnızca siyasi iddialar üzerinden değerlendirilemeyeceğini ortaya koydu.

İki egemen devletin anlaşma yapma hakkı, üçüncü ülkelerin haklarının korunması, adaların deniz sınırlandırmasındaki etkisi ve uluslararası hukukun uygulanması gibi konular, tartışmanın temel hukuki başlıkları olarak öne çıktı.

Türkiye'nin BM'de verdiği mesaj ise açıktı: Deniz yetki alanları konusundaki anlaşmazlıklar tek taraflı haritalarla veya siyasi açıklamalarla karara bağlanamaz.

Doğu Akdeniz'deki diplomatik mücadele devam ederken Türkiye-Libya mutabakatının bölgesel dengeler üzerindeki etkisi de önemini koruyor.

KAYNAKLAR

Türkiye Gazetesi

Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı

Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilciliği açıklamaları (basına yansıyan aktarımlar)

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Anket

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150
Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği