Prof. Dr. Burhanettin DURAN: Dünya Filistinli çocukların çığlığını duymak zorunda

Başkan Erdoğan, Kazakistan’daki ‘Türk Devri’ zirvesinden dönüş yolunda siyonist İsrail rejiminin Filistin’deki katliamlarına karşı vicdanın sesini dile getirdi: Filistinli çocuklar dünyanın diğer çocukları gibi huzur içinde yaşayabilsin diye mücadele ediyoruz. Onların daha güzel bir dünyada güvenlik endişesi duymadan yaşaması için çalışıyoruz. Filistinlilerin kendi topraklarında hür biçimde ve huzur içinde yaşama isteklerini dünya görmezden gelemez. Türkiye tüm dünyaya o isteği hatırlatmaya ve yardım elini mazlumlara uzatmaya devam edecek.
UMUT TÜRK DEVRİ
Türkiye’nin saygın, güvenilir, bağımsız, tarafsız düşünce ve yayın kuruluşu olan SETA Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı, Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin DURAN kaleme aldığı “Dünya Filistinli çocukların çığlığını duymak zorunda” başlıklı yazısında, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla Türk dünyasının birliği ve dirliği için çalışmaya devam edeceğiz. Daha kapsayıcı, daha adil bir dünyayı inşa etmek için daha çok çalışacağız. Çünkü sorunların çözümünde dünyanın umudu Türk Devri’dir” diyor.
GARANTÖR ÜLKE OLMAMIZDAN DAHA TABİİ NE OLABİLİR?
“Filistin için Türkiye’ye bir garantörlük görevi düşerse biz görevi almaya hazırız” diyen Prof. Dr. DURAN. “Tarihsel geçmişe baktığımızda Gazze’de Türkiye’nin garantör ülke olmasından daha tabii ne olabilir? Türkiye olarak bizim başat bir rol üstlenmemiz gerekir. Akan kanın durması için herkesle görüşüyoruz” ifadesini kullandı.
MASUMLARA YARDIM ELİ UZATMAK İNSANLIK GÖREVİMİZ
Prof. Dr. Burhanettin DURAN, Filistinli çocukların dünyanın diğer çocukları gibi güvenlik endişesi duymadan hür şekilde yaşayabilsin diye mücadele ettiklerini belirterek, “Artık dünya Filistinli çocukların çığlığını duymalı. Kendi topraklarında hür bir şekilde yaşama arzularını kimse görmezlikten gelemez. Masumlara yardım etmek insanlık görevimiz” olduğunu dile getirdi.
ABD’NİN SENATOSU VARSA BİZİM DE MECLİS’İMİZ VAR
“PKK’nın İsveç’teki faaliyetleriyle ilgili maalesef şu ana kadar alınmış herhangi bir tedbir yok” diyen SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. DURAN, “NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’e “Bundan sonrası parlamentoya ait” dedim. ABD’nin Türkiye’ye F-16 satışıyla ilgili nasıl Temsilciler Meclisi, Senato’su varsa bizim de meclis’imiz var. Meclis’imiz bunu nasıl yorumlayacak göreceğiz” dedi.
TERÖRİSTLER İÇİN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ DİYENLER FİLİSTİN BAYRAĞINI YASAKLIYOR
“Daha önce göz yumdukları katliamlar hatırlatılınca boyun büken Batılı devletler Gazze katliamındaki tutumlarının utancının altında ezilecek” diyen Prof. Dr. Burhanettin DURAN, şunları söyledi:
“Nerede adalet diye haykırıyoruz. Nerede barışı korumak üzere kurulmuş uluslararası kuruluşlar? Nerede insan hakları savunucuları? Devlet yöneticileri sussa da halklar susmuyor, görüyorsunuz. Avrupa sokaklarında onca yasağa rağmen halklar adalet istiyor meydanlarda. Teröristlere ifade özgürlüğü kılıfıyla müsamahalı davranan kimi ülkeler, bir halkın sembolü Filistin bayrağını yasaklıyor”.
AVRUPA İLKESİZLİĞİN, HUKUKSUZLUĞUN ÇİFTE STANDARDIN TARİHİNİ YAZIYOR
Prof. Dr. DURAN. “Amerika dendiği zaman akla Amerika’nın kendisi gelmemeli. Amerika bana göre Batı’nın içerisinde değerlendirilmeli. Başta Amerika olmak üzere bütün Batı şu anda İsrail’in yanında. Bunların tamamının İsrail’e borcu var. Hukukumuzun çok ileri olduğu bazı siyasiler holokosttan dolayı borçlu olduklarını bize açıkça söylüyor. Ama Türkiye’nin İsrail’e borcu yok. Avrupa’da çifte standardın, ilkesizliğin, hukuksuzluğun tarihi yazılıyor. Bizim geçmişimizde diyet borcu doğuracak utançlarımız yok. Dün nerede duruyorsak bugün de orada duruyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
SENİN YAPTIĞINI NE TEVRAT NE İNCİL KABUL EDER NETANYAHU!
Prof. Dr. Burhanettin DURAN kaleme aldığı “Dünya Filistinli çocukların çığlığını duymak zorunda” başlıklı yazısında şunlara da yer verdi:
“On Emir’deki sayılanlar ile İsrail’in yaptıklarının alakası var mı? On emirden biri “öldürmeyeceksin“. Ancak o çocukları öldürüyor. Adam kalkıyor, Tevrat’tan bahsediyor, diğer gün İncil’den bahsediyor. Senin yaptığını ne İncil ne Tevrat’ ne Zebur kabul eder. Zaten Kuran-ı Kerim hiç bozulmamış tek kaynak. İsrail’in barbarlığının hiçbir inançta yeri yok. Netanyahu, İsrail halkının da tepkisini çeken, vatandaşlarının desteğini yitirmiş biri olarak dini terimler kullanarak yaptıkları katliamlara destek bulmak istiyor”.
İSRAİL ATTIĞI YANLIŞ ADIMLA KENDİ GELECEĞİNİ KARARTTI
Prof. Dr. Burhanettin DURAN, İsrail’in insan hakları ihlallerinin ve savaş suçlarının Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taşıyacak girişimlere destek vereceklerine de vurgu yaparak, İsrail’in çok yanlış bir adım attığını ve bu adımla aslında kendi geleceğini kararttığının altını çizdi.
Bu çalışmayı başta Dışişleri Bakanlığı’mız olmak üzere ilgili makamlarımızın yürüteceğine dikkat çeken Prof. Dr. DURAN, “Yapılanların hesabı İsrail’e sorulamazsa uluslararası hukuka zaten azalan güven yok olmaya yüz tutacak. Biz uluslararası hukuku işletmek için, savaş suçlarının cezalandırılması için elimizden geleni yapacağız” dedi.
RİYAD’DA ATEŞKES İÇİN ŞARTLARI ZORLAYACAĞIZ
Prof. Dr. Burhanettin DURAN, Ateşkes noktasında şu anda BM’nin ikiye bölünmüş durumda olduğunu belirterek, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Riyad Zirvesi’ni çok önemsediğini ifade etti.
“Riyad’da ateşkes için hem yükleneceğiz hem de bu ateşkeste usul ve esasın ön çalışmalarını yapacağız” diyen SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. DURAN, “Ateşkes için şartları zorlayacağız. İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin duruşu çok önemli. Ateşkes istediğini BM’deki oylarıyla beyan eden 121 ülkenin içerisinden yanımıza çekeceğimiz ülkeler önemli” olduğunu açıkladı.
ULUSLARARASI DİPLOMASİDE BAĞLAR TAMAMEN KOPARTILMAZ
MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın, İsrail tarafıyla görüştüğünü söyleyen Prof. Dr. Burhanettin DURAN, “Tabii ki Filistin’le ve Hamas’la da görüşüyor. Netanyahu muhatap alınabilir biri değil artık. Onu sildik attık. Ama bunun dışında bağları tamamen koparmak, hele hele uluslararası diplomaside öyle bir şey olmaz. Diplomasinin bütün imkânlarını kullanıyoruz ve buna devam edeceğiz. İlgili tüm tarafları bir konferansta buluşturmak istiyoruz” dedi.
Gazeteci* Ataner YÜCE