enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
22:34 TRT ekranlarında yaşanan Aybüke Pusat krizinden sonra bir gelişme de ‘Bir Zamanlar İstanbul’ dizisinden geldi…
21:57 Bakan Yerlikaya, “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Tehditlerle, parmak sallamalarla, sokak ve boykot çağrılarıyla eğip, bükülemez”….
21:39 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, bu yıl üçüncüsü Almanya’da düzenlenen ‘Küresel Engellilik Zirvesi’ne katılıyor…
21:03 Bayram tatilinin ilk 4 günü trafik kazalarında 34 kişi hayatını kaybetti
20:55 RTÜK Başkanı: Boykota destek veren kanallara gereği yapılacak
20:15 Bakan Uraloğlu: İnadına millî ve yerli her ürünü destekliyoruz
20:08 İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası CHP tarafından başlatılan ‘boykot çağrıları’ esnafta karşılık bulmadı…
19:38 Ticaret Bakanı Bolat TRT Haber’de: Bugün ekonomiye sahip çıkma günü…
19:12 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CHP’nin boykot çağrılarının ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
18:52 TRT 1’de yayınlanan Teşkilat dizisinin başrol oyuncusu Aybüke Pusat, TRT’den kovuldu…
15:25 Ünlü Ziraat’in Bulgaristan’daki Yeni Fabrikasının Temeli Atıldı!
14:59 “Şirketler siyasi gündemin dışında tutulmalıdır”
14:44 Hollanda’dan Mektup Var!…
10:35 Marmara derbisi rekorları ile tarihe geçti!
08:59 Azerbaycan-Ermenistan Barış Anlaşmasına Engel Olan Etkenler
08:28 ‘Temiz Yerel Yönetim’ Vaadine Ne Oldu?
08:00 KKTC Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, “Çözüm, iki komşu devlet olarak yola devam etmek”
07:57 Ardan Zentürk: ‘Suriye’de büyük bir felaket bekleniyor’
23:33 Dışişleri Bakanı Fidan, bugün Fransa’ya gerçekleştireceği resmi ziyaret kapsamında, Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile bir araya gelecek…
23:09 Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Aydın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “boykot” çağrısına tepki gösterdi…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

SPD Başkanı Yıldız :  “Geleceğimiz için ‘Gıda Güvencesi Doktrini’ne ihtiyacımız var” 

SPD Başkanı Yıldız :  “Geleceğimiz için ‘Gıda Güvencesi Doktrini’ne ihtiyacımız var” 
15.03.2022
A+
A-

ANKARA – TÜHA HABER / Hidropolitik Akademi Direktörü Dursun Yıldız, Rusya’nın Ukrayna’ya gerçekleştirdiği askeri işgal harekatının sürdüğü şu günlerde, geleceğimiz için ‘Gıda Güvencesi Doktrini’ne ihtiyacımızın olduğunu söyledi.

Dursun Yıldız, (UHA) TÜRKUAZ Uluslararası Haber Ajansı‘na yaptığı açıklamada, Stratejistler ve uluslararası ilişkiler uzmanlarının  bu harekatın sonunda dünyanın yeni bir düzene doğru evrileceği konusunda büyük oranda hemfikirler olduklarını ifade etti.

Bundan sonra, küresel oyunun yeniden kurulacağı, dünyadaki güç dengelerinin değişeceği Jeopolitiğin öneminin daha da artacağına dikkat çeken Yıldız, “neoliberal sistemin büyüttüğü popülizm, mikro milliyetçilik gibi akımlar üzerinden yeni paylaşım savaşlarının gerçekleşeceği bir dünyada yaşayacağa benziyoruz” dedi. 

Dursun Yıldız, küresel güçlerin yeniden oluşacak düzende ‘Su, Enerji ve Gıda jeopolitiği‘ üzerinden yeni güç dengeleri oluşturma ve paylaşım hesaplarına ağırlık vereceklerini belirterek, bu nedenle ülkelerin, 21.Yüzyılın başından bu yana daha da şekillenen yeni enerji, gıda ve su jeopolitiği üzerinden oluşabilecek tehditleri yeniden gözden geçireceklerini, bu çalışmaları yaparken özellikle küresel iklim değişikliğinin su, enerji, gıda ve çevre konusunda oluşturacağı ulusal güvenlik tehdidini de dikkate alacaklarının altını çizdi. 

Dünya gıda fiyatları Temmuz 2011'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı

 

Ukrayna’daki Savaş Tarım Ürünleri Fiyatlarını Arttırdı  

Bunun da birçok ülkede tehdit algılarını su, enerji ve gıda arz güvenliğinin sağlanması konusuna yönlendireceğini açıklayan Hidropolitik Akademi Direktörü Dursun Yıldız,  şunları söyledi:

“Geçtiğimiz yıla göre Ocak ayında yüzde 35 daha yüksek gerçekleşen tarım ürünleri fiyatlarının Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonucu daha da artması bekleniyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel gıda fiyatlarının bitkisel yağlar ve süt ürünleri öncülüğünde şubatta tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığını bildirdi.

Verimli toprakları nedeniyle dünyanın tahıl ambarı olarak görülen Ukrayna’da buğday, mısır, arpa ve ayçiçeği gibi gıdaların üretim ve ihracatının düşmesinin gıda fiyatlarına çok olumsuz yansıyacağı tahmin ediliyor. Dünyanın önde gelen gübre üretici ülkelerden Rusya işgal dolayısıyla uğradığı yaptırımlar sebebiyle küresel çapta tarımcılık faaliyetlerini vuracak kesintiler yapabilecek.

Dünya Bankası geçtiğimiz ay yaptığı değerlendirmede Ukrayna’daki gelişmelerin en olumsuz etkileyebileceği ülkeler arasında buğday ve yağ ithalatını büyük oranda Rusya ve Ukrayna’dan yapan Mısır ve Mozambik’i öne çıkarmıştı. Mısır buğday ithalatının yüzde 80’ini Rusya’dan karşılıyor”. 

Dikkat ,Türkiye'nin Gıda Güvencesi Riski Artıyor ! - Dursun Yıldız

Türkiye de Riski Ülkeler Arasında  

İklim değişikliğinin etkilerinin dünyada olduğu gibi Türkiye’de de farklı coğrafyalarda değişiklik gösterdiğini ifade eden Yıldız, dünyada buğday tarımına elverişli toprakların yakın gelecekte daha Kuzey bölgelere kayacağına dair bilimsel öngörülerin olduğunu söyledi.

Dursun Yıldız,  “Öyle ki Kanada ve Rusya’nın yılın büyük kısmında donmuş bulunan tarıma uygun olmayan topraklarının orta gelecekte tahıl üretimine en uygun bölgeler olacağı düşünülüyor” dedi.  

“Türkiye iklim değişikliğine bağlı çevresel ve ekonomik kırılganlığı yüksek ülkeler arasında yer alıyor” diye konuşan Yıldız, özellikle Güneydoğu Anadolu’dan başlayan Akdeniz boyunca Ege’ye uzanan bölgelerde ve Orta Anadolu’da  bölgesel kuraklıkların daha sık görülmeye başlandığını açıkladı.

Dursun Yıldız, bunun sonucu olarak üst üste bölgesel kuraklığın yaşandığı son iki yılda özellikle buğday üretiminde büyük düşüşlerin yaşandığına dikkat çekerek, önümüzdeki yıllarda kuraklık ve yağmur düzenindeki değişikliklere karşı koyamayarak kimi arazilerin üretim yapılabilir olmaktan çıkması durumunda sorunun daha da artacağının altını çizdi.  

2000 yılından beri buğday ekim alanlarının takriben 9 milyon hektardan 7 milyon civarına indiğini belirten Yıldız, “Önümüzdeki yıllarda,  bazı bölgelerimizde sulama suyunda arz güvenliğinin sağlanabilmesinin daha zor olacağı açıkça görünüyor. Dahası fazla ve bilinçsiz su kullanımının toprak kimyasıyla ilişkili yol açtığı sorunlar yüzünden verimlilikte sorunlar yaşandığını da biliyoruz. Gübre kullanımının bilinçli ve kontrollü yapılmaması da süregiden sorun alanları arasında. Bu nedenlerle önümüzdeki yıllarda verimlilik artışı fazla olası değil” diye dile getirdi. 

YAŞAMIN TEMEL KAYNAKLARI: TOPRAK VE SU | Haberler > GÜNDEM

Stratejik Kaynakların Planlı ve Doğru Kullanılması  Çok Önemli  

“Diğer doğal kaynakların yanı sıra su ve toprak kaynaklarının stratejik öneminin arttığı ve bunların sürdürülebilir olarak kullanılmasının ulusal güvenlikle bağlantılı hale geldiği bir döneme girmiş bulunuyoruz” diye konuşan Hidropolitik Akademi Direktörü Dursun Yıldız, şöyle dedi:  

“Özetle su ve toprak kaynaklarımız stratejik kaynaklarımız olup bunların doğru kullanımına yönelik devlet politikalarının da önemi artmıştır. Bu kapsamda  gıda arz güvenliğimiz  devletin tarım politikaları temelinde ele alınarak tüm ilgili kurum ve paydaşları kapsayan bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir. Bu düzenlemenin başlangıç döneminde devlet politikaları başat rol oynayacaktır. Çünkü doğrudan ya da dolaylı olarak ürün ve girdi fiyatlarını belirleyen devlet  aynı zamanda farklı düzeylerdeki önlem ve yönlendirmeleriyle tarım sektörünü düzenleme kapasitesine sahip en önemli siyasi aktördür. 

İstikrarlı Devlet Politikası Gerekli  

Stratejik kaynakların doğru kullanımını sağlayacak olan  devlet politikalarının öngörülebilir ve istikrarlı olması şarttır. Bunun aksi yıllardır yaşanan sarmal çevrimi ve kaotik bir yapıyı besler. Devlet politikaları fiyat belirlemenin ötesinde iklim değişikliğine karşı önlem alma ve politika geliştirmek için de büyük öneme sahiptir.  İklim değişikliğinin yarattığı/yaratacağı değişiklikler karşısında üreticilerin dayanıklılığı bireysel çabalarla değil ancak kurumsal yönlendirmelerle mümkün olabilir”. 

İklim değişikliği tarım sektörünü etkiliyor - TARIM - Ankara İş Dünyası

Yenilenen Kurumsal Yapılar  ve Yenilikçi Yönetim Anlayışı Gerekli  

Dursun Yıldız, bugüne değin kronikleşen bazı sorunların, devletin sadece kurumsal çözüm önerilerinde bulunmasının ötesinde uygulamada bilfiil yol göstermesinin hatta bazı bölgelerde birlikte üretim uygulamalarına  girilmesini zorunlu kıldığını ve bu yaklaşımın tarım sektöründe yeni bir açılımın güvencesi olarak  algılanacağını kaydetti.  

Yıldız, uzmanların iklim değişikliğinin tarıma olan etkilerinin  önümüzdeki yıllarda şiddetlenerek artmaya devam edeceğini belirtiyor, bu süreçte devletin bir an önce çiftçinin gücünü ve hareket kapasitesini artıracak yapısal düzenlemelere başlaması gerektiğini dile getirdi.  

COVİD-19 Dönemi ve Ukrayna’nın işgalinin en azından dikkatleri Gıda Güvencesine ve kendi kendine yeterliliğinin önemine çektiğine vurgu yapan  Dursun Yıldız, “Sonuç olarak tarımda  devlet politikalarına duyulan güvensizliğin sonucu olarak gıda arz güvenliğinin riske girebileceği daha iyi anlaşılmıştır. Tarımda yaşanan bu güvensiz ve istikrarsız ortamın şekillenmesinde, yıllardır sürdürülen ulusal ve küresel sermaye ve piyasa güçlerinin tercihlerine ve çıkarlarına göre belirlenmiş bilinçli politikalar önemli bir rol oynamıştır” dedi. 

Jeopolitik çıkmaz

Şimdi Rehabilitasyon ve Yapısal Dönüşüm  Zamanı  

Hidropolitik Akademi Direktörü Dursun Yıldız, son dönemde artan birçok ekonomik, jeopolitik ve meteorolojik tehdidin,  gıda güvencemizin sağlanabilmesinin önemi ve önceliğini daha net olarak ortaya koyduğunu ve bu konuda radikal bir yapısal dönüşüme ihtiyacımız bulunduğunu söyledi.

Dursun Yıldız, bunun için tarımsal üretim ve yönetim yapısı içinde yer alan tüm kamu kurumlarını, çiftçi örgütlenmelerini, üniversiteleri, sivil toplum kuruluşlarını, kooperatifleri, ziraat odalarını bütünleşik bir yönetim anlayışında toplayacak bir yeniden yapılanma stratejisinin oluşturulmasını istedi.  

Dikkat ,Türkiye'nin Gıda Güvencesi Riski Artıyor ! - Dursun Yıldız

Türkiye “Gıda Güvencesi ve Yeni Tarım Hedefleri”   Doktrini Oluşturmalı  

“Doktrin, belli başlı ilkelere dayalı olan sistemli düşünme metodudur. Bir öğretinin doktrin sayılabilmesi için orijinallik dahil  birçok niteliğe sahip olması gerekir” diye konuşan Yıldız, şöyle aktardı:

Doktrin kelimesi askeri ve dış politikada da  kullanılıyor. Hükümet politikalarının/uygulamalarının dayandığı, beyan edilmiş olan değerler bütününe de doktrin deniliyor. Buradaki  ‘doktrin’ kelimesi uygulayıcıların politika ve uygulamalarını  üzerine kurabilecekleri sistemli toplumsal destekli bir metod olarak kullanılmıştır. 

Bugün uygulanacak taban fiyatlar, destekleme alımları  ve teşvikler ile  kısa dönemde çiftçinin arzulayabileceği bazı sonuçlar alınabilir. Ancak bu durum yılların birikimiyle oluşan  karşı karşıya bulunduğumuz yapısal sorunları çözmeyecektir. Bunun için ilgili tüm kurum ve kuruluşların devletin yeni tarım politikalarına  olan güveninin arttırılmasına yönelik  Yeni Tarım Hedefleri ve Gıda Güvencesi Doktrininin etrafında kenetlenmesi gerekmektedir. Türkiye’nin yetişmiş insan, arazi ve gerekli teknoloji için altyapısı, Gıda Güvencesini  sağlayabilecek hatta bölgesinde bu alanda çok öne çıkabilecek bir ülke olmaya yeterlidir.  Bu nedenle  “Gıda Güvencesi ve Yeni Tarımsal Hedefler Doktrini etrafında toplumsal ve sosyal birlikteliğin sağlanmasına yönelik politikalar oluşturulmalıdır. Bu da ancak tarımda  akılcı, vizyoner ve radikal bir dönüşüm ve doktrin ihtiyacına  inanan siyasi bir irade tarafından gerçekleştirilebilir”.  

 Son dönemde çevremizde baş döndürücü bir hızla yaşanan gelişmeler ve Türkiye’nin jeopolitiğinin, yeni dönemde yöneticilerin önüne ulusal güvenliğimizle ilişkili ödevler koyduğunu hatırlatanDursun Yıldız, Türkiye Cumhuriyeti olarak su, enerji, gıda ve çevre güvenliğimizi sağlamaya yönelik politikaları hızla uygulamaya geçirerek kırılganlıklarımızı azaltmak zorunda olduğumuzu kaydetti.

[TÜHA Haber Ajansı, 15 Mart 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.