Türkler bu karardan mutlu olacak: İşçi Parisi liderliği’ne Ebutalep değil Lilianne Ploumen getirildi

*İşçi Partisi Siyasi Liderliğine, bir sütçü kızı olan Lilianne Ploumen
getirildi.
*Lodewijk Asscher’den boşalan yere, Rotterdam Belediye Başkanı
Ebutaleb’in ismi ön sırada yer alıyordu.
*Ahmet Ebutaleb, uygulamaları ve yalanları ile bir Türkiye karşıtıdır.
İlhan KARAÇAY’ın yorumu:
Hollanda’da Sosyal İşler Bakanlığı yaptığı sırada, yaşanan skandal bir olayda sorumluluğu olduğunu kabul ederek, hükümetten önce İşçi Partisi Siyasi Liderliği’nden istifa eden Lodewijk Asscher’in yerine, bir sütçü kızı olarak tanınan Lilianne Ploumen getirildi.
İşçi Partisi Siyasi Liderliği’ne getirilen Lilianne Ploumen, 12 Temmuz 1962’de Maastricht şehrinde doğdu. ‘Sütçü kızı’ olarak anılan Ploumen, İşçi Partisi’nde siyasete başladıktan sonra, partinin Genel Başkanlığını da yaptı. 2007-2012 arasında Dış Ticaret Bakanlığı da yapan Ploumen, Ebutaleb’i hayal kırıklığına uğrattı.
İşçi Partisi’nin siyasi liderliği için, daha önce de ismi geçtiği zaman, ‘Bu adam Türkiye ve Türk karşıtıdır’ diye uyardığım Rotterdam Belediye Başkanı Ahmet Ebutaleb’in adı, siyasi liderlik için ön sırada yer alıyordu.
Bize ‘Eyvah’ dedirtecek böyle bir ihtimal ne mutlu ki gerçekleşmedi ve liderliğe Lilianne Ploumen getirildi. Bunun tesçillenmesi için, Cumartesi günü yapılacak olan Genel Kurul Toplantısı’da İşçi Partisi üyelerinin sembolik onayı gerekiyor.
Ahmet Ebutaleb’in İşçi Partisi siyasi liderliğine getirilmemesi, şahsımı olduğu gibi, Hollanda’da yaşayan Türkler’i de mutlu edecektir. Bunun nedenlerini, sizlere geçmişte yazdıklarım ile yeniden anlatayım.
ROTTERDAM BELEDİYE BAŞKANI EBUTALEB YİNE SAÇMALADI:
‘FASLILAR, HOLLANDA’YA TÜRKLER’DEN DAHA İYİ ADAPTE OLMUŞLAR’
*Fas Televizyonuna canlı bağlanan Ebutaleb, muhabirin ‘Hollanda’daki Türkler neden Faslılar’dan daha başarılı’ sorusuna verdiği provokatif cevap ile bir kez daha kızdırdı.
*Daha önce de, fiiliyete koyduğu işlem ve açıklamaları ile skandal yaratan Ebutaleb’e sadece Türkler’den değil, her kesimden tepki var.
*Ebutaleb’in iddiasına, ‘Hollanda’da daha az Faslı olmalı’ diyen Wilders ne diyecek acaba?
İlhan KARAÇAY Yazdı:
2016 yılında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Kaya’nın, Rotterdam Başkonsolosluğumuza girişini engelleyen güçleri yönetirken, polislere ‘vur’ emri verdiği bilinen Fas asıllı Belediye Başkanı Ahmet Ebutaleb’in, Türk kuruluşlarına karşı takındığı olumsuz tavırları da biliniyor.
Ebutaleb’in o günlerdeki ayıplarına az sonra değinmek üzere, bugünkü ayıbını sizlere sunuyorum:
Rotterdam Belediye Başkanı Ahmed Abutaleb’in doğduğu, Fas’ın Rif kentinden yayın yapan NadorCity adlı bir haber portalının yayınladığı görsel ve yazılı bir haber, Hollanda’da Türkler’den başka her kesimden tepki gördü.
Muhabirin, ‘Hollanda’daki Türkler, neden Faslılar’dan daha başarılılar’ şeklindeki sorusuna, şaşırmış bir yüz ifadesi ile, ‘Hayır, aksine Faslılar Türkler’den daha uyumludurlar’ şeklinde cevap veren Ebutaleb şunları ekledi: ‘Türkler, yüzlerini ve dikkatlerini Türkiye’ye çevirmişlerdir. Onların her işi Türkiye’de halledilmektedir. Türk devletinin buradaki Türk toplumu üzerindeki etkisi bilinmektedir. Erdoğan’ın eli camilere kadar uzanmaktadır.’
Aynı durumun Faslılar için geçerli olmadığını belirten Ebutaleb şöyle devam etti: ‘ Rabat’ın eli buradaki camilere kadar uzanmıyor. Fas’ın buradaki Faslılar’a müdahalesi yoktur. Burada sokakta yürüyen bir Faslı’ya, Fas’ın Başbakanının kim olduğunu sorarsanız bunun yanıtını alamazsınız. Ama bir Türk’e, ülkeyi kimlerin yönettiğini sorarsanız, isimleri tek tek alırsınız.’
Ebutaleb’in yukarıdaki ifadelerine ilk tepki, Belediye Meclisi’nde DENK’in Grup Başkanı olan Stephan van Baarle’den geldi. Van Baarle’ye göre, Ebutaleb’in bu söylemleri, iki grubu karşı karşıya getirir ve bir entegrasyon yarışı meydana getirir. Ebutaleb’in, Rotterdam Belediye Meclisi’nin görüşlerini anlatmadığını belirten Van Baarle, ‘Bu dil, kullanılan dil değildir. İnsanları başarılı ve başarısız diye gruplara ayırmak tehlikelidir’ dedi.
Van Baarle, Ebutaleb’in Türkler ve Faslılar vurgulaması ile ayrımcılık yaptığını belirtirken, ‘Bizim meclisimizde Türk Rotterdamlılar ve Faslı Rotterdamlılar’dan söz edilir. Ebutaleb’den, sarfettiği sözleri geri almasını talep ediyoruz.’ dedi.
Ebutaleb’in sözleri Lahey Belediyesinde de kursaklara oturdu. Lahey Belediye Meclisi’nde İslam Demokratlar’ın Grup Başkanlığını yapan Tahsin Çetinkaya, ‘Ebutaleb çok yanlış bir tablo çiziyor. Buradaki Türk organizasyonlarının çoğunun Erdoğan ile bir ilişkileri yoktur. Ebutaleb, Türk toplumuna uzatmış olduğu parmağı geri çekmelidir.’ dedi.
Ahmet Ebutaleb, Rotterdam Belediye Başkanlığını üstlendiği günden bu yana, Türk gruplarına hiç de sempati ile bakmadı. Kim bilir, bu belki de kendi ailesinin özel yaşamından kaynaklanmaktadır.
Rotterdam Belediye Başkanı Ahmet Ebutalep ile maalesef birkaç kez buluşmam olmuştu. Kendisine kitabımı hediye ettiğim Ebutaleb ile, tereciye tere satan Türk balıkçı kardeşlerin ödül kazandığı törende ve daha birkaç etkinlikte biraraya gelmiş ve görüşmüştüm. Keşke görmez olaydım…
Abutaleb’e kara bir maske gibi takılmış olması gereken geçmişteki hatalarını görebilmek için, 2016’da yayınladığım yorumuma bakalım lütfen.
* İkinci kez yalan söyleyen Fas asıllı Başkan’ın foyaları
CNN TÜRK’de uzun uzun anlatıldı.
* Rotterdam Başkonsolosumuzu yalanlayan Abutaleb,
Bakan Fatma Betül Sayan Kaya olayında polislere ‘Vur’
emri vermiş.
İlhan KARAÇAY Yazdı:
Geçtiğimiz 11 Mart akşamı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya olayında, talimatlara göre hareket ettiğini söyleyen Rotterdam’ın Fas asıllı Belediye Başkanı Ahmet Ebutaleb’in bir yalanı daha meydana çıktı.
Daha önce, Rotterdam Başkonsolosumuz Sadin Ayyıldız için ‘Çağırdım ve hizaya çektim’ yalanını savuran Abutaleb, bu kez de, ‘Başkonsolos bana Bakan’ın toplantı yapmayacağını söyledi’ yalanını savurdu.
Bakan Kaya’nın otomobili içinde tecrit edilme olayı sırasında, azılı teröristlere müdahalede kullanılan bir tim ile çelik kuvvet polislerini görevlendirdiğini belirten Ebutaleb, bununla da yetinmedi ve medyaya şu saçma ve korkutucu açıklamayı yaptı: ” Türk Bakan’a 12 geniş omuzlu adam refakat ediyordu. Bu adamlardan biri yanlış bir hareket yapsaydı, vur emri vermiş olduğum kuvvetler tarafından vurulacaktı.”
Ebutaleb ilk yalanını, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Başkonsolosluk önünde toplanan Türkler’in Türk bayrakları taşımalarından rahatsız olan siyasetçilere hoş görünmek için, ‘Türk başkonsolosu makamımda hizaya çekecektim ve hesap soracaktım’, yalanını savurmuştu.
Bakan Kaya’nın sınır dışı edilişinden sonra, Hollanda’da genel seçimlerin yapıldığı 15 Mart günü, CNN TÜRK’te yayınlanan bir programda, Ebutaleb ele alındı ve benim aylarca önce yazdığım bu konudaki yorum ekranlara getirildi.
Ekrana getirilen, aylar önce yazdığım yorum şöyleydi:
Rotterdam Belediye Başkanı Ahmet Ebutaleb, Rotterdam Başkonsolosumuz Sadin Ayyıldız’ı, ‘Bana görevimi yapmayı öğretiyor’ diye topa tutmuştu. Ebutaleb, Hollanda medyasındaki açıklamalarında Başkonsolosumuza veryansın ediyordu. Sonra da ‘Hizaya çekmek’ üzere çağırdığını beyan etmişti. Tüm medya organları, ‘Başkonsolos bugün Ebutaleb’in ayağına gidecek ve hesap verecek’ diye yazmışlardı. Ama olmadı. Zira, Lahey Büyükelçiliğimiz uyanık davranmıştı ve o ziyareti iptal etmişti.
İşçi Partisi’nin liderliğine soyunan ve bu uğurda popülarite arayan Ebutaleb, ne nane yemişti biliyor musnuz?
Ben öğrendim, size anlatayım:
Lahey Büyükelçiliğimizdeki Geçici Maslahatgüzar Kurtuluş Aykan, Rotterdam’da meydana gelenTürk gösterileri hakkındaki medya kargaşasını sağlıklı bir şekilde anlatabilmek için, Rotterdam Belediye Başkanı Fas asıllı Ahmet Ebutaleb ile görüşmek için bir randevu almıştı.
Ebutaleb bu görüşme için gün vermişti. Maslahatgüzar Aykan, bu ziyarete Başkonsolos Ayyıldız ile birlikte gidecekti.
Ne var ki, randevudan iki gün önce, çok yoğun işler nedeniyle çok yorulan Maslahatgüzarımız Aykan, makamında fenalık geçirdi. Bayılan Aykan’ın durumu Büyükelçiliktekileri korkutmuştu. İki ambulans, itfaiye ve polis ekipleri Büyükelçiliğe geldi. Aykan hastaneye pencereden çıkarılarak kaldırıldı. O sırada Aykan’ın sekreteri Belediye Başkanı Ebutaleb’i aradı ve durumu anlatarak randevuyu iptal etti. Çok şükür ki Aykan’ın durumu iyiye gitti ve ertesi gün çalışmamak şartıyla ayağa kalktı.
Rotterdam Başkonsolosumuz Ayyıldız, Maslahatgüzar Aykan’ı ziyaret etti ve ‘Uygun görürseniz Belediye Başkanı’na ben gideyim’ dedi. Aykan da bu teklifi kabul etti ve Belediye Başkanı yeniden aranarak randevu saati sabit tutuldu.
Şimdi gelelim püf noktasına:
Rotterdam Başkonsolosumuz Sadin Ayyıldız, görüşme talebinden üç hafta önce, Belediye Başkanı Ebutaleb ile birlikte, civardaki Belediye Başkanları’na birer mektup göndermişti. Bu mektupta genellikle şunlar yazılıydı: ”15 Temmuz darbe girişiminden sonra, Rotterdam’da gösteri yapan Türkler’in tutumu hakkında yaygara koparan Hollanda medyası sizi de etkilemiş görünüyor. Sanırım, yardımcılarınız bu konularda size sağlıklı bilgi vermiyor. Örneğin, sokaklarınızda gösteri yapan PKK’lılar’ın Abdullah Öcalan portresi taşıdıklarını ve PKK bayrağı açtıklarını size intikal ettirmiyorlar. Biliyorsunuz ki, PKK ülkeniz tarafından da bir terör örgütü olarak tanınmış ve her türlü faaliyeti yasaklanmıştır. Bu durumda, bizim vatandaşlarımızın yaptıkları gösterilerin abartılması da şahsınızı yanıltmıştır.”
Belediye Başkanı Ebutaleb, Başkonsolos Ayyıldız’ın bu mektubuna cevap verme zahmetine katılmamıştı. Ama son randevu olayını fırsat bilen Ebutaleb, medyayı kullanarak şu mesajı geçmişti: ”Türkiye’nin Rotterdam Başkonsolosu, bana işimi nasıl yapacağımı öğretmeye çalışarak boyunu aşan bir işe karışmıştır. Bu nedenle kendisini çağırdım. Bugün hizaya çekeceğim.”
Bu haber gerek Büyükelçiliğimiz ve gerekse Ayyıldız’ı çok şaşırtmı ve üzmüştü.
Bunun üzerine Büyükelçilik randevuyu yeniden iptal etti. Belediye Başkanı Ebutaleb’e de, ”Bu konularda bizim muhatabımız Dışişleri Bakanlığı’nızdır. Bu nedenle randevu iptal edilmiştir” haberi gönderildi.
Rotterdam Belediye Başkanı Ebutaleb’in bu tavrı, 32 Türk sivil toplum kuruluşunun ortak imzası ile, nedenleri belirtilerek protesto edildi.
İkinci yalan
Rotterdam Belediye Başkanı Ebutaleb, aylar önce söylediği üstteki yalandan sonra, ikinci yalanını hafta başında yaptı. Ebutaleb, Başkonsolosumuz Ayyıldız’ın, Bakan Kaya’nın toplantı yapacağından söz etmediğini ileri sürdü ve Başkonsolosumuzu yalancılıkla itham etti. Kaldı ki, Bakan Kaya’nın Hollanda’ya gelmekte olduğu tüm kamuoyunun ve hatta Hollanda istihbaratının bilgisi dahilindeydi.
Kısasa kısas doğru değil
Son gelişmeler hakkında yazdığım haber-yorumların hepsine övücü reaksiyonlar aldığım gibi, yerici tepkiler koyanlar da oldu. Yerici tepkilerin hepsinde, ‘İyi de, Türkiye şunu yapmasaydı, bunu yapmasaydı’ ifadeleri vardı. Yani Hollanda’nın kısasa kısas yaptığını belirtiyorlardı.
Peki kısasa kısas, doğru bir davranış mı?
Mademki Hollanda çok medeni, çok demokrat, çok özgürlükçüydü, neden kısasa kısas yaptı? Demokrat ve özgürlükçü davransaydı ya?
‘Türkiye şunu yaptı, bunu yaptı’ diyenlere şu söylenebilir: ‘İyi de, Hollanda’nın yasak koyma hakkı var mıydı?”
Bu soruya ‘Evet’ diyenler var ama, bu sorunun en doğru cevabını yargı mutlaka verecektir.
Bekleyeceğiz ve göreceğiz.
Bilgilendirici bir açıklama:
Hollanda’da siyasi partilerin Genel Başkanları, siyasi tartışmalara girmedikleri gibi, genellikle siyasi görev de almazlar. (DENK Partisi ve bir küçük parti daha bu alışkanlığı bozmuştu)
Partinin siyasi lideri ise seçim listesinin başında yer alan ve ‘Liste çekicisi’ olarak anılan kişidir. Seçimlerde birinci parti olanın siyasi liderine hükümet kurma görevi veriliyor ve koalisyon kurulursa Başbakan oluyor.
Yani, İşçi Partisi Siyasi Lideri olan Asscher, mart ayında yapılacak olan seçimlerde birinci parti olmaları halinde Başbakan olacaktı.
Asscher, istifasından sonra yaptığı açıklamada, İşçi Partisi’nin mart ayında yapılacak olan seçime daha temiz bir liste ile girmesini amaçladığını belirterek, partisine başarılar diledi.
Asscher’in bu ilkeli davranışı her kesimde takdir görürken, bu konuda hükümetin kararı da heyecanla bekleniyor.
[TÜHA Haber Ajansı, 21 Ocak 2021]