Adaylık tartışması ilişkileri etkiledi mi?

Son dönemde kamuoyuna yansıyan iddialardan bir diğeri ise Kaftancıoğlu ve İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusundaki farklı yaklaşımının ortadaki sorunlu ilişki manzarasını beslediği yönünde.

Adaylık tartışmasının başından bu yana İmamoğlu’nun adı, kamuoyunda Altılı Masa’nın potansiyel aday isimleri arasında anılıyor.

Her ne kadar sonbaharda İmamoğlu, Kılıçdaroğlu’nun adaylığını destekler bir görüntü verse de son haftalarda özellikle Altılı Masa içinde yaşanan ve artık partililerin basın önünde de açıktan ifade ettiği bazı fikir ayrılıklarının ardından adı, yeniden potansiyel adaylar arasında anılmaya başladı.

Kaftancıoğlu’nun ise Cumhurbaşkanı adayının kesinlikle Kılıçdaroğlu olması gerektiği yönündeki tavrı biliniyor.

BBC Türkçe’nin görüştüğü bir CHP’li kaynak, bunun iki siyasetçi arasında önemli bir ayrılık noktası olduğunu ve bu durumun hükümete yakın medya tarafından da özellikle kullanıldığını söylerken bir başka kaynak ise bu tür yaklaşım farklıklarının önemsiz olduğunu, meselenin İstanbul’daki iki iddialı siyasetçi arasındaki gerilimlerle ilgili olduğunu savunuyor.

Son tartışmalar nasıl ortaya çıktı ve ilerledi?

Son tartışmalar ise önemli bir bölümü hükümet yanlısı olarak değerlendirilen bazı köşe yazarlarının konuyla ilgili kaleme aldıkları yazılarıyla başladı.

Farklı gazetelerdeki bu köşe yazılarında, Kaftancıoğlu ile İmamoğlu arasındaki gerilimin son dönemde arttığına dair iddialar, bazı söylentilerle birlikte ortaya atıldı.

Bir yazıda, Kaftancıoğlu’nun İmamoğlu için daha önce “aptal” ve “müteahhit kafalı” ifadelerini kullandığı ve son olarak da “Şizofren gibi davranıyor” dediği; bir başka yazıda ise İmamoğlu’nun alternatif bir il teşkilatı kurduğu iddia edildi.

Bu konunun gündemde kalmaya devam etmesi üzerine İmamoğlu kısa bir açıklama yaptı ve “Canan Kaftancıoğlu, nezaketli bir hanımefendidir. Yani bu bahsi geçen kelimeleri bir kadın olarak söylememiştir, diye düşünüyorum. Söyleyeceğim bu kadar” dedi.

CHP’nin İBB Meclisi Grup Başkanvekili Doğan Subaşı, İBB’nin 2023 yılı bütçesi görüşmelerinde yaptığı konuşmada bu iddialara değindi.

Subaşı AKP’li meclis üyelerine hitaben şunları söyledi:

“Zaman zaman, ‘Arası limoni başkanınızla’ falan dediniz. Ne İl Başkanımız kötü kelime kullanan bir insandır ne de Ekrem başkanımız kötü cümleleri kendisine söyletecek bir insandır.

“Biz öyle laflar söylemeyiz, kendimize söyletmeyiz. Siz hayal kuruyorsunuz.

“İkide bir yok ‘Altılı masada bu var’, yok ‘İl başkanıyla bu var’, yok ‘İlçe başkanıyla bu var’… Siz karşınızda birbiriyle kavga eden, didişen bir topluluk var sanıyorsunuz, herhalde öyle düşünüyorsunuz, bakın biz öyle değiliz.”

Son olarak Kaftancıoğlu ise 1 Aralık Perşembe gecesi Twitter’dan yaptığı paylaşımlarla İmamoğlu’na hakaret ettiği iddialarını yalanladı.

Kaftancıoğlu şu ifadeleri kullandı:

“Acı ve yakıcı gündemle boğuşanlardan özür dileyerek: Vatandaşın acı ve yakıcı gündemi dururken bugüne kadar bataklık medyasının iftira ve yalanlarına bir kez bile yanıt vermedim. Vatandaşın gündemini perdelememe adına bundan sonra da vermeyeceğim.

“En güzel yanıt sandıkta verilinceye kadar kendileri söylemeye, kendileri oynamaya devam etsinler. Keyifli ve daha inandırıcı senaryolar diliyorum kendilerine. TV’lerde söylenen doğruysa eğer (yetkililere ulaşamıyorum) Gaziantep Şizofreni Hastaları Derneği’nin açıklaması nedeniyle:

“Söylediğim iddia edilen, hatta iftirası atılan ‘şizofreni’ ifadesinin tıbbi bir tanı olup hakaret olarak kullanılamayacağını en iyi biz hekimler biliriz. İfadeyi hakaret amaçlı kullanmak, bu tanıyı almış hastalarımıza en büyük hakaret olur çünkü. Dolayısıyla yalan.

“Yazmaya başlamışken iddia edilen diğer ifadeler ise ırkçı ve ayrımcı ifadeler olup, yaşamı boyunca nefret söyleminin karşısında durmuş biri olarak nefret ve ayrıştırıcı söylem kullanmadım, bundan sonra da kullanmam.”

Kaftancıoğlu Tweet serisini şu ifadelerle sonlandırdı: “Yaşamı boyunca sorumluluklarını daima ön planda tutmuş biri olarak, aynı sorumlulukla Ekrem Başkanımız dahil bütün yol arkadaşlarımızla 16 milyon için hep birlikte çalışacak ve Genel Başkanımızın önderliğinde 85 milyona nefes aldıracağız.”

İki siyasi figürün, CHP’nin 3 Aralık’ta İstanbul Lütfü Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirileceği ‘İkinci Yüzyıla Çağrı’ başlıklı toplantısında bir araya gelmesi bekleniyor.