PKK Kampından Kan Donduran Tecavüz Çığlığı

TÜHA HABER / Sabah Gazetesi yazarı Şebnem Bursalı, PKK kamplarındaki tecavüz olaylarını köşesine taşıdı.
Kan donduran detayların yer aldığı yazı, şu şekilde:
B.T.: “…Örgütteki eğitimimin 45. gününde derede yıkanırken bizden sorumlu terörist Aslan Kalkan bana saldırarak tecavüz etti. Bağırışlarıma kimse gelmedi. Silahla Kalkan’ı ayağından vurdum. Örgüt üst yönetimi olayı anlattığımda beni öldürmekle tehdit etti. 4 yıl sonra mevzide yalnızken Süleyman Şahin’in tecavüzüne uğradım. Tecavüz sonrası hastalandım. Uzun süre tedavime izin verilmedi. Hastalığımın ciddi olduğu ortaya çıkınca Suriye’de bir hastaneye gönderildim. Fırsatını bulunca da kaçtım…”
B.T.’nin, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne Verdiği İfadesinden Alıntılar
“Mayıs 2013’te Gare Alanı/Biye bölgesinde 20 erkek, 7 kadın örgüt eğitimi alıyorduk. 45. günde derede banyo yapacağım sırada bizden sorumlu ‘Yusuf Zerdeş’ kod adlı örgüt mensubu Aslan Kalkan, tek başına dere yatağına gelerek tecavüz etmek için bana saldırdı. Bağırışlarıma korkudan hiç kimse gelmedi. Zerdeş bana tecavüz etti. Beni bıraktığında ona ait silahı alarak onu ayağından vurdum. Bu olayı örgütün üst yönetimine bildirdiğimde yanımda tanık olmasına rağmen kimse inanmadı. Hatta bu olayı kimseye söylemememi, söylersem beni öldüreceklerini söylediler. Bu olayın ben istediğim için olduğu yalanını bana dayatmaya çalıştılar.
Ağustos 2017’de 8 ay boyunca eğitimler aldım. Nöbet tuttum. ABD’nin gönderdiği silahları konumlandırdım ve mevzi yapım işlerine katıldım. Mervan Taburunda mevzide beklerken ‘Baver Dersim’ kod adlı kırmızı bültenle aranan örgüt elebaşı Süleyman Şahin birlikte geldiği korumalarını gönderdikten sonra tek olduğumu anlayınca tecavüz etmek üzere bana saldırdı. Karşı koydum ancak bana vurması üzerine baygınlık geçirdim. Kendime geldiğimde KDP’ye ait hastanede olduğumu, örgüt mensubunun bana tecavüz ettiğini ve aşırı derecede kanamam olduğunu gördüm. Doktorlar yapabilecekleri bir şeyleri olmadığını Kerkük’teki başka bir hastaneye gittim. Tedavi sonrası döndüm ama kanamalarım devam ediyordu ve korkumdan önce kimseye tecavüze uğradığımı söyleyemedim. Bir türlü iyileşemedim. Hastalığımı söylediğimde kimse bana inanmadı. Yoğun kanamalarımın devam etmesi ve sık sık baygınlık geçirmemden dolayı Suriye Derik’e tedaviye gönderildim. Temmuz 2018’de, hastalığımın çok ciddi olduğu, tedavime daha iyi bir hastanede devam edilmesi gerektiğini, aksi takdirde öleceğimi söylediler. Rejim güçlerine ait Şam’daki hastaneye kargo tipi uçakla gönderildim. 15 ay hasta bakım evinde kaldım. Ocak 2020’de, örgüte ait hastanede kaçış planı yapmaya başladım. Şengal’deki hastanede tedavim sürerken burada güvenliğin zayıf olduğunu gördüm. Tanımadığım bir köylünün evine giderek telefonunu istedim ve Almanya’daki annemi arayarak kaçtığımı, kurtulmak istediğimi söyledim. 10 ay boyunca annemin gönderdiği parayla Zaho’da saklandım. Türk güvenlik güçlerinin ikna çalışmaları sonucu Türkiye’ye teslim olmaya karar vererek KDP güçlerine tekrardan teslim oldum. 23 Aralık 2020’de Türk güvenlik güçlerine Habur kapısında teslim edildim…”
“Davacı ve Şikayetçiyim”
B.T. örgütten kaçmak isteyen birçok insan olduğunu ancak korkudan bunu yapamadıklarını söyleyerek “Fakat benim gibi ilk fırsat bulduğunda pekçok örgüt mensubu kaçıyor. Bana tecavüz eden 2 teröristle ilgili davacı ve şikayetçiyim” dedi.
Kaynak: İstanbul Valiliği
[TÜHA Haber Ajansı, 07 Ocak 2021]
Yorumlar